13 Haziran 2010 Pazar

Привет (Hello) From Venice Of The North !

( Yeniden Diriliş Kilisesi )

Kuzeyin Venediği adıyla anılan St.Petersburg her zaman ilham kaynağım olmuştur. Daha gezmeye şansım olmadı ama sizin için iki gezginle röportaj yapmaya karar verdim. Bahsettiğim gezginler çok yakından tanıdığım kızkardeşler. Biri Londra’dan diğeri İstanbul’dan söyleşime katılıyor. 4 yıldır Dünya’nın farklı yerlerinde buluşuyorlar, hem özlem gideriyorlar, hem de hedefleri olan Dünya’yı gezmede bir adım öteye gidiyorlar. Kim bu gezginler diye sorarsanız, biri 48 yaşında emekli bankacı, isminin anlamı Kibele tanrıçası diğeriyse blogumda satışlarını da gerçekleştirdiğim 43 yaşında kafe sahibi Elif Çokünal. Sizi daha fazla heyecanlandırmayayım. Sorularıma başlayayım.

Bm:Bayan Mor G:Gezginlerimiz

Bm: Merhaba Kızlar! Öncelikle röportaj teklifimi kabul ettiğiniz için teşekkürler.
G: Biz teşekkür ederiz.

Bm: İlk olarak, St.Petersburg’u neden 5.durağınız yaptınız?
G: Özel bir seçim değildi, birazda kuzeye gidelim dedik. Beyaz Geceler de Haziran’da programı ayarlamamızda bir sebepti.

Bm: St.Petersburg’un en çok neyi sizi büyüledi?
G: Büyük şehirleri her zaman sevmişizdir. Çarpetro Venedik benzeri bir şehir inşa etmek istemiş, bunu başarmışta… Fakat St.Petersburg Venedik’in 5 katı sayılabilir.


Bm: Görmeden ayrılmayın diyeceğiniz yerler var mı?
G: “Yeniden Diriliş” kilisesinin hem içi hem dışı çok etkileyiciydi. Tipik Rus Mimarisi. Gezdiğimiz saraylar muhteşemdi. Yapılar iklimin soğukluğuna karşın, yapılar sıcak ve neşeli. Tabiki Hermitage da St.Petersburg’un olmazsa olmazı.

Bm: Beyaz Gecelerde oradaydınız. Nasıl bir duyguydu?
G: Saat 12’de hala aydınlık caddelerde yürümek, çok keyifliydi. Ancak vücut geceyi algılamadığından uyumak bir hayli zordu.

Bm: Rusların damak tadını beğendiniz mi? Neleri yerken keyif aldınız?
G: Gurme değiliz. Zaten St.Petersburg’a yemeğe de gitmedik. Ama ilk gece “Russian Vodka” müzesinin lokantasında yediğimiz yemek keyifliydi. Hem sunum hem yemekler çok güzeldi. Havyar, Beaf Streganof ve geyik dili Rus mutfağının tatlarından. Yemek tercihimiz bunlardan yana oldu.

Bm: St.Petersburg’da sanata dair ne dikkatinizi çekti?
G: Hermitage dünyanın en büyük resim koleksiyonuna sahip. Aynı zamanda eserlerin sergilendiği kışlık sarayın, yaşanan bölümlerini de gezme fırsatımız oldu. Sanatla ilgileniyorsanız mutlaka gitmelisiniz!

Bm: Rusların bale konusunda başarılı olduğunu biliyordum. İzleme şansınız oldu mu?
G: Mariinsky Tiyatrosunda “Evening Ballet” isimli bir gösteri izledik. Balerinlerin teknikleri gerçekten etkileyiciydi. Balet ve Balerinler adeta sahnede uçuyorlardı, ayakları yere değmeden dansediyorlardı.


Bm: St.Petersburg kombinleri sizi cezbetti mi? Şehrin modası hakkında neler söyleyebilirsiniz?
G: St.Petersburg’un ana caddesinde şık bayanlar çoktu. Binlerce lüks mağazanın varlığının bulunması gibi. Stil 1970’lerden kalma. Orta yaşlı bayanlar etek-bluz tercih ediyorlar. Klasik Sovyet dönemi giyim tarzını yansıtıyor. Gençler ise seçimlerini kottan yana yapıyorlar.


Bm: Gitmeden önce mutlaka okuyun dediğiniz kitaplar var mı?
G: Puşkin- St.Petersburgla bütünleşmiş bir yazar. Seyahat öncesinde onu okumak keyif verebilir. Dostovyevski’nin Beyaz Gecelerini yıllar önce okumuştum ama bu da şehire gelmemde ilham kaynağı oldu.

Bm: Nerede kaldınız?
G: Northern Lights adlı otelde kaldık. Bir binanın 3.katıydı. Asansör olmadığından bavullar konusunda biraz zorlandık. Fakat merkeze çok yakın olduğu için bu oteli önerebiliriz.


Bm: Son olarak ekleyeceğiniz öneriler var mı?
G: * Kanal turu alacaksanız, İngilizce anlatım olup olmadığını kontrol edin. Şahsen biz Rusça dinledik :D *St.Petersburg’u gezerken oranın çok genç olduğunu unutmamak lazım. 1700’lerde kurulan şehir henüz 300 yıllık. *St.Petersburg pahalı bir şehir. Ucuz ve Ruslara özgü yemek isterseniz, Mcdonalds vari dekore edilmiş, Teremok Restaurantta yemelisiniz. Havyarlısından tatlısına her çeşit krep bulabilirsiniz. İçecekleri de hayli özgün*Biz şehire gitmeden Peter’s Walking Tour’u inceleyip bir gün onlarla gezmeye karar verdik. 4 saatlik turu rehberimiz bizim isteklerimize göre şekillendirdi. Şehrin yaşanılan kısmı Sarı Petersburg’u görme imkanımız oldu.*Şehir büyük olduğundan yürüyerek gezmek çok zor. Otobüs, metro kullanabilirsiniz. Pahalı değiller.

Gezgin Kızkardeşlerin Kadrajından St.Petersburg

St.Petersburg’un şehir amblemi.
Sarı Petersburg avludan gökyüzü.


Sokakta sanat.
Dostlarla Beraber...

Melekler Şeytanlar

Önerileriniz ve gezinizi bizimle paylaştığınız için teşekkürler kızlar :)

Morlu günler
Bayan Mor

0 yorum: