25 Ağustos 2012 Cumartesi

The Perfect Brownie

DSC_0455
Gecen haftaki Assos tatilinden sonra biraz popis buyuttugumuz dogru.. Ama yazin keyfi de yaprak dolmasiyla, citir citir patates kizartmasiyla cikmiyor mu? Yazin ilk 'pazartesi kararini' aldik, sabah kosusuna basliyoruz, ama 'nasil olsa yakicaz kalorileri' dusuncesiyle, evdeki kucuk kuzeni de eglendirme cabasi da isin icine girince; bu sabah Deniz ile Ada mutfagi kirletmeye ant ictiler.

It was essential to gain some kilos after our lovely Assos trip. But nobody can deny the fact that summer means something with 'turkish yaprak dolma' and french fries. One of my friends and I decided to take morning runs starting from Monday but here is the Saturday escape that we did with my little cousin Deniz.

Suana kadar hep ne zaman mutfakta bir sey yapmak istesem; seneler once yazilmis ama onun olcusu eksik, aman suna da sunu koymali yoksa olmaz tavsiyeleriyle bir hayli degistirdigim tarifler; sonucu tatmin edici olsa da mukemmele ulasmamisti.. Ama bu sefer seytanin bacagini kirdik, sufleden sonra hayatimda en iyi yaptigim seyin; beyaz cikolatali, findikli brovni olduguna karar verdim, evcini sayesinde... 

The white chocolate & nutty brownie that we made was delicious, thanks to evcini which is a great influencial cook blog.
  
DSC_0447
tavsiye edilen kalıp : 23cm.x 23cm.
benim kullandığım kalıp : 20cm.x 20cm. borcam.
Malzemeler:
140 gr. tuzsuz tereyağı + kalıbı yağlamak için ekstra yağ
4 adet iri yumurta
350 gr. toz şeker (1 + 2/3 cup)
140 gr. un (1 cup + 2 yemek kaşığı)
75 gr. kakao (4/5 cup)
100 gr. fındık (1 cup) - bıçakla 2-3 parçaya dilimleyin.
100 gr. beyaz çikolata - 1 cm lik kareler halinde doğrayın.
1 cup = 250 ml.'lik su bardağı
Tarif:
  1. Fırını 170 dereceye ayarlayın. 23 cm.'lik kare kalıbın dibini ve yanlarını aluminyum folyo ile kaplayın.
  2. Folyonun her yerini ekstra yağ ile yağlayın.
  3. Tereyağını bir sos kabında kızdırmadan eritin ve ılımaya bırakın.
  4. Büyük bir karıştırma kabının içine yumurtaları ve şekeri koyun. Tahta bir kaşıkla karıştırın. Karışım kremsi bir görünüm alacak ve şeker iyice eriyecek.
  5. Ilıyan tereyağını karışıma ekleyin.
  6. Arkasından unu ve kakaoyu karışımın üzerine eleyin.
  7. Doğranmış çikolataları ve cevizleri ekleyerek bütün malzemeyi iyice karıştırın.
  8. Bütün malzemeyi kalıba dökün ve fırında 30-35 dakika pişirin. Verilen zamanın üzerinde pişirmemeye dikkat edin. Kekin içi yumuşak olarak kalacak. Dışı ise incecik kabuk olacak.
  9. Fırından çıkardıktan sonra bir kaç dakika bekleyin. Daha sonra folyoyla beraber kalıptan çıkarın.
  10. Tamamen soğuyunca folyodan kurtarın ve 16 parçaya dilimleyin. İster sade olarak, ister vanilyalı dondurmayla, ister sıcak çikolata sosuyla birlikte servis yapın.
Bu guzel brovniyi 16 parçaya boldugunuzde brovnilerin her dilimi tam 294 kalori geliyor, ki bu kacamagi yapmak, vucudunuzu cok da etkilemiyor ;)
Keyifli Haftasonlari!
Have a nice weekend!


Tarif: www.evcini.com
DSC_0450
DSC_0437
DSC_0460

14 Ağustos 2012 Salı

Simplicity

DSC_4980
Bu aralar hersey basit, bir sakin, bir huzurlu.. Londra'nin curcunasindan kurtuldugum icin mi, yoksa artik sadece dinlenmek istedigim icin mi bilinmez ama hersey daha bir yavas geciyor sanki. Stil ugruna cok kurban gitmiyor, kirmizi Birkenstocklarla mutlu olma halindeyim surekli. Tahmin edebileceginiz gibi, bu durum stilime de yansidi, bir yalin geziyorum buaralar sanki. Zihnimde, duslerimde onlarca fikir varken; bu donem pek dusunmemeye ayirmali....

Elbisem yaratici Japonlarin elinden Muji, bilekliklerim Topshop ve Banana Republic, saat ve yuzugum vintage. Canta da oyle. Kolye yine Banana Republic. Gozluk Rayban.

Basit objeler, No.1 'Andy Warhol Philosophy' - Birakin Andy sizin yerinize dusunsun, o size evrenin sirlarini aciklasin.
DSC_5004
DSC_4998
Basit hareketler, No.2 Tebessum etmek - Hatta gulmek, 
Dunya'nin en basit aktivitesi. Her yaz oldugu gibi bu yaz da cok moda.

DSC_4892
Basit yaraticilik, No.3 Lomografi kameralari - Siz istediginizi cekin, 
analog kameraniz onu sizin icin sanatsal hale getirsin.

DSC_4947 DSC_4968
Ozgur olan basittir, No.4 Basit giyim - Yaz aylari kendinizi zorlamayin, ister basit bir elbise giyin ve isi aksesuarlarla tamamlayin, ister kombininize dikkat cekip converselerinizle disari cikin! 

DSC_4921
Yalin guzellik, No.5 Basit makyaj - Erkekler sizi bir boya kupu olarak begenmiyor, e gercekte de oyle degilsiniz zaten? Birakin pudraymis; kirmizi dudaklarla, koyu goz makyajiymis hikayelerini... Cildinizi gunesten esirgemeyin, ucuz urunlere hapsetmeyin. 

DSC_4929
Mutlu ayaklar, No.6 Ojelere hay hay, ince topuga bay bay - Butun sene ace cektirdiklerimize de mola, konforlu sandeletlerle yurusun azicik onlarda... 

11 Ağustos 2012 Cumartesi

Weekend Getaway: Bath

DSC_0076

*English translation will be added.

Sunu belirtmeliyim ki Londra, Birlesik Kralligin bambaska bir yuzu. Brighton, Oxford ve Bath' a olan seyahatlerimden anladim ki, Ingiltere cok daha eski dokulu ve daha sofistike... Diger sehirler bir yana dursun, Bath'i tek basina ele alirsak, sehir size temiz ve luks bir yasam sunuyor. Defne'ye gore emeklilik icin mukemmel!

Daha onceki postlardan tanidiginiz, Defne ile Iskocya hayallerimiz suya dusunce, bir haftasonu Bath sehrine kactik. Spalari, unlulerin tatil kacamaklari ile unlu olan Bath, sanki bir kasaba. Vintage dokusuyla sizi kendine asik eden, sutlu kahve rengindeki apartmanlarin altinda gordugunuz Porsche'larin sizi gercek dunyanizi sorgulattigi, seckin urunlerden olusan belirli bir tarza yonelik butiklerdeki tatli orta yasli bayanlariyla, Bath'da gecirdigimiz haftasonu gercek ustuydu...

DSC_0005

Londra'dan, Ingiltere'nin diger sehirlerine en rahat, en kolay ve en hizli ulasim yolu tren. Genel olarak First Great Western'la ettigimiz ziyaretlerden memnun kaldik. Cogu yurtici seferin yapildigi Londra Paddington istasyonundan biletlerimizi seyahatimizden yaklasik 2-3 gun once aldigimizdan, biletleri hafif tuzlu alsakta, sizin kulaginiza kupe olsun: Yolculuklarinizi erken planlar, tren biletlerinizi alir, otel rezervasyonlarinizi erkenden yaptirirsaniz; son dakika fiyatina gore karli cikarsiniz.

DSC_0026
DSC_0028
DSC_0063

Sabah saat 8'de, daha kimsecikler yokken sokaklarda, Bath'a varinca, ilk is otele gidip yerlesme ve turizm danismaya gitmek oldu. Cok klasik gorunumlu bir Ingiliz cay evinde baslayan gun, gece isiklarinin altinda Bath'in gercekten bir film seti olduguna inanmamizla bitti. E sabah 8, aksam 1; aksiyon icerisinde oldugumuz butun gun enerji toplamak icin sabah bir 'English Breakfast' haketmistik.

DSC_0066
DSC_0051

Ara sokak kesiflerimizden biri ise bir Fudge dukkani... Bu guzelliklerin oyle bir tadi var ki, cay sekeri kadar yediginiz bu tatli, gunluk tatli ihtiyacinizi yeterince karsiliyor. Ingilizler 'fudge'larini caylarinin icine de atiyorlarmis. Karamellisinden tutun, cift kat cikolatalisina, cilekli vanilyalisina kadar cok fazla cesitleri var. Olurda Birlesik Krallik'ta bir Fudge dukkanina denk gelirseniz, onerim bu cesitlerin buyusune kapilip cantanizi doldurmayin. 

DSC_0108

E dugun dernege, sapka gerek...

DSC_0085
DSC_0037DSC_0121

Ki ben bu daktiloya asik olmustum... Buyudugum evlerin hepsinde bir daktilo oldugu farketmistim ve hep kendime ozel olani beklemistim ama galiba bu sefer kacirdim. Gun gelicek bizde bulusacagiz...

DSC_0132DSC_0122DSC_0145DSC_0148DSC_0153

'Less is MORE.' Sokaklarin sadeligi ve guzelligi...

DSC_0158DSC_0154DSC_0155DSC_0193DSC_0225

Unutmadan, Bath'in gezmeye deger bir moda muzesi var. Sapkalarimizi giymistik, sirada yardimcilarimizin gelip korselerimizi giydirmesi vardi, sonra ise baloya arabamiz hazirdi.

DSC_0179DSC_0278DSC_0277DSC_0291DSC_0180DSC_0305DSC_0308DSC_0378DSC_0376DSC_0377DSC_0404

Shakeaway, benim gibi bir milkshake cilgini icin kaybolacagim bir dunyaydi... Kendimi bir bounty'li milkshaketen sonra durdurabilmem ise bir mucize. Meyvelisinden, nutellalisina istedigin icerigi, istediginle karistirabildigin bu dukkan benim Willy Wonkam :)

DSC_0178

Benim icin bir ani defteri daha kapandi, suandan itibaren Istanbul'dan bildirmeye devam... Burayi cok ozlemisim!