style etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
style etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Mart 2013 Çarşamba

Mercedes-Benz Fashion Week İstanbul - Gün 1

DSC_0155
Hem öğrenci olup hem moda blogger'ı olmak zor zanaat, özellikle moda haftası dönemlerinde. Kafan kaçırdığın defilelerde, bedeninse kampüs sınırları içinde. Derslerde geçirdiğin dakikaları heyecanla sayarken, İstanbul trafiğinde defilelere yetişmek için yaşadığın stres puf diye uçuyor moda haftasında özlediğin yüzleri görünce.

Salı gününün yoğunluğunda moda haftasının ilk gününden vazgeçmiştim, kendi kendime çok ısrar ettim ama olmadı gözümü açtığımda Karaköy'deydim. Açıkça belirtmek gerekirse dün merak ettiğim defileleri kaçırdığımdan, benim için Mercedes - Benz Fashion Week İstanbul bugün başlıyor. Dün ise Lady Faith'in stüdyo performansının görebilme ve Vogue Türkiye Happy Hour etkinliğine katılabilme şansım oldu. Heyecanınızı dindirebilmek için, Antrepo 3'ten ufak ufak görüntüler ve ilk gün ne giydim fotoğraflarımı sizlerle paylaşıyorum ama söz önümüzdeki 4 gün içinde pek çalışkan bir moda bloggerı olup, blog postlarımın içeriğiyle sizi şaşırtmaya çalışacağım. Takipte kalın ;)

Moda haftasından, an be an haberleri, defile görsellerini ve sokak stilini takip etmek için Bayan Mor'un facebook, twitter ve instagram (@bayanmor) ını takip etmeyi unutmayın! Son olarak, buaralar içimdeki elegan bayanı tekrar uyandırdım galiba... Ne düşünüyorsunuz? 

Trençkot ve Altın Kolye: H&M - Gömlek: GAP - Pantolon ve Ayakkabılar: Zara - Clutch: Kurt Geiger

DSC_0177

DSC_0132

DSC_0142

DSC_0145


DSC_0171


DSC_0158


DSC_0183

1 Aralık 2012 Cumartesi

Boyish and Careless

moodboard
*Soon, english version of the post will be added.

Madem yılın en sevdiğim dönemi geldi, yağmurlu sonbaharla kışa geçişi bir mood boardla kutlamak gerekti. Bu sezon ise geçen senenin sofistike duruşuna inat, erkeksi ve minimalistik parçalar radarımda. Erkeksiliğin getirdiği rahatlığı, feminist detaylarla taçlandırmak bu sezon stil andımız'ın dizelerinde olsun. Bu sene son sürat ve oldukça yoğun geçmiş olan sonbahara baybay derken, siyah geçecek kışı saygıyla selamlıyorum ve hemen bu sezon için oyunun kurallarını açıklıyorum!

1. Liderimiz Victoria's Secret ailesinin en taze yüzlerinden biri Cara Delevingne. Umursamaz tavrı ve erkeksi stiline rağmen çekici. Bazen göz ağırlıklı bazen de dudak odaklı makyajları ise her zaman tutarlı. Genellikle stilinde kilit bir parçaya dikkat çeken gerisini boşveren Cara'nın eğlenceli ruhundan bir tutam  hepimize lazım.

2. DERİ! Hiç bir zaman yerini kaybetmedi. Ama artık o da ceketten öte her tekstil ürününde karşımıza çıkıyor. Deri detaylı bir parka için ne kadar yanıp tutuşuyorum bilemezsiniz. İster pantolonda, ister sweatshirt kollarında olsun, deri bu sezon hepimizin baş tacı olsun.

3. Kahve ve Gece Işıkları. Biri sabah uyanmak, sorumlulukları atlatmak, kış soğuğunda içi ısıtmak için. Diğeri motivasyon için, kış gecesini yaşamak, üşümek için.

4. Biraz leopar biraz piton, siyah geçecek kışı biraz renklendirsin. Krem de sofistikeleştirsin. Kırmızı sadece makyajda, dudaklarda olsun. Laciverte kulak asılmasın, her ne kadar kombinleri yüksek sesli renklerle tamamlamak yükselişteyse de size ister yakın olsun ama benden uzak dursun. Büyük beden bir paltoya ihtiyacımız olduğu ise unutulmasın ama renk konusunda kararsızım, biri yardıma gelsin.

5. Topuklu botun başta siyahı makbul ama diğer renkleri de kabul. Hem seksi hem uzun hissettirsin diye. 

Bu Aralık biraz siyah geçsin ama duygusu kırmızı olsun, yılbaşı ruhuna yakışsın. Kahkalar masadan taşarken, ciddi stiliniz insanları şaşırtsın. Herkes kafasına göre Aralık'ını yaşasın, isteyen bana takılsın...


28 Nisan 2012 Cumartesi

QUEEN OF GOLD.

bir
Bu yilin bana altini sevdirdigi asikar, eskiden altina hic bir sekilde tahammul edemeyen Ada'ya, bir altin detayli vintage saat yetmiyor... Kitsch altin casio'lara ozenip, annesinin dugun hediyesi altin saatlere sariyor. Sasirtici durumlar. Biraz altin, xl Levis kot ceket, Miu Miu'dan ilham alinarak yapilan el isi converseler, kendimi rock kralicesi hissetmemi sagliyor!

Neyse ki gunes artik kendi yuzunu gosteriyor da, sort mevsimi acildi. Gecen haftasonundan kalan bu kareler ise spontane bir pazarin fotograflari. GAP beyaz sortum, Benetton bordo trikom, Yargici (tabiki altin detayli :)) bordo kemerim ve ben pek rahat ettik. Merak edenlere; gunes gozluklerim Rayban, bilezikler Banana Republic, hardal rengi cantam ise gecen sezon Zara'sindan.

Unutmadan, ilkbahar guzel projelerle geliyor; umarim blog oldugundan daha mesgul olacak, her sayfasini kolajlayip, cokca karaladigim adidas ajandam bunun size habercisi olsun ;)

It is obvious that 2012 made me fall in love with GOLD. I used to can't even stand gold, but now one gold detailed watch is not enough for me. Strange things are happening. With the help of gold details of my combine, xl Levis jean jacket, DIY converses inspired from Miu Miu, i feel like the queen of rock.

By the way, I'm so happy that sun is finally SHINING and it's so nice to wear shorts during weekend. Also, happy for new projects coming up, my DIY covered adidas agenda is the evidence for it. Can't stop writing & collaging.

white GAP shorts - Benetton top - Yargici belt - Rayban sunglasses - Banana Republic bracelets - Zara bag

uc
Miu&Miu'dan ilham alip kendim yaptigim topuklularimi paylasmistim (tiktik)
Sira Converse'lere de gelecek ama yapimi pek de farkli sayilmaz, haberiniz olsun.

I've shared my DIY Miu&Miu heels (click) , it's the turn of Miu Miu inspired converses. Stay tuned...

dort

bes

iki
Nane yesili ojelerimi ve kilo vermeye baslamisken mideme indirdigim pizza kacamagini cok seviyorum :P! Buaralar ilham kapimi cok caliyor, soyleyeyim de size de ugrasin...

In love with my mint green nail polish and attitude of eating pizza while losing some weight. Have tons of inspirational days!
yedi


8 Eylül 2011 Perşembe

Let The IFW Rush Begin!



Benim için Fashion Week bugün başladı. Aldığım tepkilere göre de ilk günün kalabalığını çekmemek çok anlamlıymış fakat meraklanmayın bloggerınız artık son güne kadar her sabah Tepebaşı Istanbul Fashion Week çadırında olacak.

For me Istanbul Fashion Week 2011 started today! As I heard, yesterday (the first day of IFW) was too crowded,thats why I'm happy to have my first day with comfort. Also, the next two days I can be your source for IFW 2011, just follow up!


Bugün bizi Odakule'den Galata'da bir çatı katına taşıyan ise Simay Bülbül'ün yeni koleksiyon sergisiydi. Teras bir güzeldi bir ferahtı sormayın :) Bütün bu koşuşturmacanın detayları yarına, bu akşamdan İstanbul Fashion Week'in ikinci gününde ne giydim paylaşalım.

Gömleğim Beymen, kırmızı şortum Twist, ayakkabılarım ve çantam Paris'ten, gözlüklerim Rayban-New Wayfarer, Kolyem Accesorize, bileziklerim H&M, saatim Swatch, kemerim ise Banana Republic.

This is the balcony of a Turkish designer called Simay Bülbül who has a showroom at beautiful Galata. For the IFW News of Day.1 you should wait tomorrow but here is "what I wore" on IFW's second day.

My shirt is Beymen, red short is Twist, shoes & bag is from Paris, belt is Banana Republic. I wore Rayban New Wayfarers, Accesorize necklace, H&M bracelets, Swatch as accesorizes.




Bütün bu koşuşturma sırasında telefonum elimde,
twitter' da cıvıldıyor,
facebook page'de paylaşıyorum.

Anında görüntülerle, canlı haberler için beni takip etmeniz yeterli!
For breaking news & photos, you can follow my;
  


Fotoğraflar için Alper Yılmaz'a çok teşekkürler!
Yarın da IFW'nin nabzını tutacağım, takipte kalın ;)

Thanks so much to Alper Yılmaz for great outfit photos!
The third day of IFW will be more fun I guess, stay tuned ;)

12 Mart 2011 Cumartesi

Casual Saturday


Uzun zamandır gözünüz blogda yeni postlar bekliyorsunuz biliyorum. "Nerelerdesin?" diyenleriniz gün geçtikçe artıyor ve bloggerınız vicdan azabından ölücek. Bir önceki postumda belirttiğim gibi canım hala sıkkın, bloglarımıza kaçak yollardan post atmak, dns ayarlarını değiştirmek bir hayli üzücü.. Son zamanlarda "ilham" denen şeyden bende bir zerre bile kalmadı.

Geçen iki haftam çok yorucuydu: sınavlar, projeler, mun çalışmaları.. Ve bütün bunlar tam gaz devam ediyor, şimdiden affedin beni.

Yurtta iki günlük kar sevincinden sonra bugün güneş yüzümüze güldü ve ben ilkbaharı özlemişim, bugün hava çok güzeldi :) İşte bu yüzden ince ceketler askılardan indirildi.. Kombinime gelirsek tamamen salaş bir cumartesi için çok uygundu.

Look Of The Day

Ceket/ Jacket: Beymen
Gömlek/ Shirt: Mango
Jeggings: Benetton
Bot/ Boots: Derimod
Çanta/ Handbag: H&M
Gözlük/ Sunglasses: Rayban-Newwayfarer
Kolye/ Necklace: Annemin-Mom's


6 Şubat 2011 Pazar

Outfit Of Third Day At IFW


İlk günkü topuklu maceramdan sonra IFW'nin üçüncü günü ayacıklarıma acıdım ve rock chic tarzı Derimod botlarımı ayağıma geçirdim. Santral İstanbul'un arnavut kaldırımlarında ince topuklarla yürümek akıl karı değil. Aviator ceket almadan Boston'dan dönmeyeceğime ant içmiştim, bu sefer Guess yüzümü güldürdü :). Çok sevdiğim Zara kazağım ile, IKSV tasarımdan ve Accesorize'dan aldığım kolyelerimi kombinledim. Yine ilk gün clutch taşımanın büyük bir hata olduğunu anlayınca, içine dünyaları sığdırabildiğim Derimod çantamla Santral İstanbul yollarını tuttum. Kotum All Saints, koyuluğuna bayılıyorum. Güneşli bir moda haftası sabahına  Rayban "New Wayfarer"lar yakışırdı. Güneş gözlüğü takmayı özlediğimi farkettim. İlgilenenler için dipnot: New Wayfarerlar, Wayfarer'ların bir küçük modeli, eğer Wayfarer'lar gözünüzde çok büyük duruyorsa en iyi çözüm bu Rayban'ler. Öneririm ;). Ojelerim H&M'dendi ama amman Chanel'in geçen sezon çok moda olan mavi cırtlak ojeleriyle karıştırılmasınlar lütfen: bu seferki yeşile dönük.
Anlayacağınız hafiften rock chic bir görünümle, günü kurtardım. İyi bir blogger olup, rahat kombinimle fotoğraf avındaydım. Bayan Mor'u takip etmeye devam edin, çok sıkı postlar geliyor ;).
İyi Haftalar :)

Hi guys :) After my survival on the heels at the first day of Istanbul Fashion Week. I decided to wear my rock chic boots from Derimod at the third day of IFW. It's not easy to walk on cobble's with high heels at Santral İstanbul. I bought my aviator jacket from Guess at Boston. My adorable jumper is from Zara and I combined it with my IKSV Design & Accesorize's necklaces. I learned at the first day of IFW that it was not useful to carry a clutch during fashion weeks if you are a BLOGGER! So yesterday I took my Derimod bag which is really big for me. My jeans are from All Saints, I love the color of it. Yesterday It was really sunny and I missed to wear sunglasses. So I took my Rayban New Wayfarer's with me. Finally, nail polish that I used is from H&M..
Have a Nice Week :)




17 Temmuz 2010 Cumartesi

Sun.Day.Sky 2010

Cumartesi günü Sun.Day.Sky festivalindeydim. Çimlere yattım, grafiti yaptım, uçurtma uçurdum, caz dinledim, limonata içtim, standları gezdim.. Haftanın yorgunluğunu Santral İstanbul'da attım.
This post is about a festival in Istanbul. This post won't be translated into English. Have a nice week like I had :) Miss Purple..
Standları görüp kendimi tutamayan ben, tasarımları her ayrıntısına kadar incelemeye başladım. Festivale katılan tasarımların çoğu çok yaratıcıydı :D.B de, ben de katılan tasarımcılardan etkilenmiştik anlayacağınız.
İlk durağımız Boa'ydı. Yola %100 Organik çıkan Boa'nın gerek kadın gerek erkek t-shirt tasarımları çok hoşuma gitti. Aynı zamanda görselde elimde tuttuğum turuncu, arkası küçük üçgen detaylarıyla bu elbise standdaki favorimdi. Yaz için ideal, tiril tirildi :D.
Boa'nın hemen yanındaki Mandalinarossa çocuk giyim koleksiyonuyla dikkatimi çekti. O kadar renkli ve şeker tasarımlardı ki içimden kız kuzenim olsaydı böyle giydirseydim dedim. Malum benim küçük kuzen D erkek ve kıyafetlerini kendi seçiyor ve hayatta bu kadar renkli giyinmez -_-
Bugga ve Blisskiss aynı standı paylaşan iki farklı markaydı. Blisskiss'i çoğumuz dudak çantalarından tanıyoruz. Peki, Bugga kimdi? Takıları kalbimde taht kuran bu standdan eli boş dönemezdim. Aşağıda göreceğiniz mor fil broşuna sahip oldum :) Onun dışında siyah shutter gözlüklü sarı ahtapot kolyede aklımda kalmadı değil hani.
Gümüş takılara bayılırım. Dolayısıyla Melt'm e de bayıldım. İster topuklu ayakkabıı şeklinde kolyeleri olsun ister gül şeklindeki yüzükleri... Kedi gümüş broşta bittiğim andı.
Minush sembolü olan kuş figürünü ve "all you need is love" mottosunu her yere taşımış. Motto hem ayakkabılarda hem tuzluk/karabiberliklerdeydi, markanın kuş figürü ise heryerde...
Yazarken farkettim ki takılara bağımlıymışım. Hande Bilten'de festival favorilerimdendi.
Doğal taşlı yüzükleri dışında Küçük Prens kolyesi çok güzeldi.
Berry'i nerden hatırlıyorum derseniz, Iconjane'in çekimlerinden hatırlarsınız derim. Berry de Sun.Day.Sky'daydı. Ben de ne mi yaptım? Kaptım t-shirtümü, Berry'le düşüncemi sizinle paylaştım :)
"In a world where every man and his dog is a designer, Alexander Mcqueen was the real deal. His talent was supersonic." Philip Treacy
Yaratıcılıktan ağzımı açık bırakanlardan biri de Milk Galery'di. Muffin broş mu istersiniz yoksa polaroid broş mu ? :) Fazla sayıda küçük broşlarıyla, sprey boyaların üstünü renklendirmesiyle, uçuk defterleriyle, şirin sahibeleriyle en sevdiğim standlardan biriydi Milk Galery...
Başka başka neler mi kaldı aklımda? Oli Bastiani'nin tshirtleri , Flamboyan'ın pop-art defterleri, Odi Design'ın küçük şapka cenneti. Anlayacağınız Sun.Day.Sky'daki tasarımcıların küçük standları kesinlikle GEZİLESİYDİ.
Vodaphone'da gitarını konuşturanlar (bknz.guitar hero), puflara-çimenlere yayılanlar, uçurtma uçuranlar, frizbi oynayanlar, plak hastaları, tırmanma duvarında yarışanlar, limango'yla ginger'a binenler, starbucks'da serinleyenler ve birde grafiti yapmadan festivalden dönmeyenler. :) Bunlarda Sun.Day.Sky'dan kareler...
Ben kendime mor mustang hayalleri kurarken, B ise lacivert maskesiyle baloya gitme isteğini duvarlara taşıdı...
Günün ganimetlerini soranlara ise, Buyrun...
Boa'dan tshirt, Bugga'dan lila fil broş, yine Bugga'dan pusula kolye ve Sun.Day.Sky şeytan uçurtması..
Peki, ne mi giydim?
Elbise: By Retro
Ayakkabı: Converse
Çanta: Peacocks
Yüzük: Hatırlamıyorum
Gözlük: Rayban
Broş: Bugga
Kravat: Clarie's
Eğer sende oradaysan umarım eğlenmişsindir, çünkü ben çok eğlendim :) Yok gelemedim dersen, ben sana facebook'tan gel demiştim. Neyse canım bak işte okudun, beğendin, bir dahakine gelirsin :)
morlu günler
Bayan Mor

16 Temmuz 2010 Cuma

"Hüseyin Çağlayan 1994-2010" The Opening Ceremony And The Workshops

Dediğim gibi bu çarşamba Hüseyin Çağlayan dolu bir gündü. Akşam tüm stajyerler "Hüseyin Çağlayan 1994-2010" sergisi açılışına gittik. Çok da eğlendik. Kokteylle başlayan davet, açılış konuşmalarıyla devam etti.
I've told you that I spend a Wednesday which is full of Husseyin Chalayan. We, all internals, went to the opening ceremony of " Hüseyin Çağlayan 1994-2010" exhibition at Istanbul Modern. We had great time. The ceremony started with cocteyl, then continued with opening speeches.
Hüseyin Çağlayan'ın konuşması dahil olmak üzere, bütün konuşmacılardan sonra davetliler sergi alanına alındı. Aynı günün sabahı gezmiş olsamda sergiyi, bizim stajyerlerle de ayrı bir keyifliydi :) Serginin mankenleri olmak için neler vermeyiz biz :) ?
Including Husseyin Chalayan's speech, after lecturers speeches guests visited the exhibiton. I visited exhibition at the morning at press conference but It was enjoyable to visit with my friends again :). If we were the models of the exhibition :)...


Sergiye gelecek olursak, Hüseyin Çağlayan'ın gerçek bir sanatçı olduğunu tekrar anladım. Beklentilerim yüksek olduğundan, serginin boyutu bana yetmedi :) Keşke daha büyük bir sergi olsaydı dedim fakat Çağlayan'ın farklı tarzda çalışmalarını bize sunduğu için İstanbul Modern'e çok teşekkürler. Sergiyi başka bir postumda uzun uzun anlatacağım fakat onu sona saklıyorum :)
If I should talk about the exhibition, I realized Husseyin Chalayan is a great artist again.. My expectations was high because of this, exhibition's size isn't enough for me :) I wish that exhibition was bigger, but I want to thank Istanbul Modern Museum because of presenting us different types of works of Husseyin Chalayan. If this exhibition didn't exists what will we do ? :) By the way, I will tell you more about the exhibition, stay tuned ;)
Açılışta ne giydin diye sorarsanız işte cevabım :)
That night I wore these...
Elbise/ Dress: Twist
Ayakkabı/ Shoes: Koton
Çanta/ Bag: Mango
Bileklik/ Bracelet: Swarovski
Yüzük/ Ring: Accesorize

Keyifli anlardan biri ...
A lovely memory from the night..
Eğitim programlarına gelecek olursak; ister genç, ister çocuk, ister yetişkin olun bu sergi kapsamında İstanbul Modern ve İMA'nın sizin için harika aynı zamanda ücretsiz programları var.
Sorry, but workshops are for Turkish citizens. Stay Tuned For Exhibition Report:)

4-6 yaş çocuklara ve ailelere özel “Doğadan Etkilenen Moda” Hüseyin Çağlayan’ın “Önce Eksi Şimdi” (İlkbahar/Yaz 2000) başlıklı koleksiyonundan esinlenerek tasarlanan atölye, tasarımda “doğa” ve “teknoloji” kavramları ele alınacakmış. Plastik, metal ve doğal dokulu malzemeler ailelerin hayallerini aktardıkları tasarımlar ortaya çıkacakmış. Atölye çalışmaları 1 Ağustos, 15 Ağustos, 5 Eylül, 19 Eylül 2010 tarihlerinde, 13.00-15.30 saatleri arasında gerçekleştirilecekmiş. Bilginize.

7-12 yaş grubuna yönelik "Dijital Çağ" atölyesi ise" Hüseyin Çağlayan’ın “Hareketsizlik” (İlkbahar/Yaz 2009) başlıklı koleksiyonundan esinlenmiş. Minikler bilgisayar panelleri, elektronik cihaz parçaları ve alüminyum folyoları bir araya getirerek malzemelerinin işlevlerini ve formlarını değiştirecek; yarattıkları yeni formlarla giysiler tasarlayacaklarmış. Üçüncü boyutu inceliklerini kavrayacaklarmış. İnsanın çocuk olası gelmiyor mu? Atölye çalışmaları 31 Temmuz, 7 Ağustos, 21 Ağustos, 4 Eylül 2010 tarihlerinde, 13.00-15.30 saatleri arasında gerçekleştirilecekmiş.
İstanbul Modern’de gerçekleştirilecek bu iki etkinlik hakkında detaylı bilgi almak ve rezervasyon yaptırmak için 0212 334 73 41 numaralı telefona başvurabilirsiniz.



Birde benim katılacağım atölye var tabii :) İstanbul Moda Akademisi’de lise düzeyinde gençler için bir buçuk gün boyunca düzenlecek atölye çalışması “Eskiz Defteri” ... Moda tasarımı konusunda kendine portfolyo oluşturmak (sketchbook misali) isteyen gençler için ideal bir programmış. 13 Ekim’de 17.00-19.00 ve 16 Ekim’de 10.00-16.00 saatleri arasında bir buçuk gün boyunca gerçekleştirilecek olan atölyeye başvuruda bulunan ilk 16 kişi kayıt yaptırabilecekmiş. O yüzden elinizi çabuk tutun arkadaşlar ! Hep beraber gidelim şu etkinliğe ;).

19-23 yaş gençler için “Proje: Transformasyon”üç gün boyunca düzenlenecek bir atölye çalışması.Rosemary Wallin tarafından gerçekleştirilecek olan bu atölyede gençler, Hüseyin Çağlayan’ın sembol olarak kullandığı, elektrik aksamlı motorlarla kontrol ettiği ya da bir stili parçalayarak yeni formlar yarattığı giysilerindeki “Transformasyon” kavramını ele alacaklarmış. Kıskandım! 26-27 Temmuz’da 10.00-16.00 ve 28 Temmuz’da 10.00-13.00 saatleri arasında üç gün boyunca gerçekleştirilecek olan atölyeye başvuruda bulunan ilk 16 kişi kayıt yaptırabiliyormuş. Sizde elinizi çabuk tutun, sizlerin programı da çok güzel -_-.
İstanbul Moda Akademi’nde gerçekleştirilecek bu iki etkinlik hakkında detaylı bilgi almak ve rezervasyon yaptırmak için 0212 219 41 41 -1209 numaralı telefona başvurulabilirsiniz.
Umarım yeterince aydınlatmışımdır sizi :)
morlu günler
Bayan Mor