28 Mart 2011 Pazartesi

EsmodIstanbul: Fashion Design Contest


İlk duyduğumda heyecandan ne yapamayacağımı bilemediğim bir haberim var sırada..
Benim gibi lise öğrenci arkadaşlarıma moda dünyasının kapılarını açabilmeleri için gereken özgüveni verebilecek bir yarışma...

Bugün dünyanın dört bir yanında 20 okula sahip olan ESMOD, lise son sınıf öğrencilerine, yaratıcılıklarını ortaya koymaları için “Küçük Siyah Elbise” konulu bir moda tasarımı yarışması açıyor. Ne yazıkki benim önümde 2 sene var fakat siz, hattaki lise son sınıfta okuyan arkadaşlarım  eğer moda tasarım okumak istiyorsanız "bu fırsat kaçmaz!" 
  • Öğrencilerin, yarışmaya katılacakları projeler arasında en başarılı bulunan kişiye ESMOD Istanbul’da 3 yıl süreyle moda tasarımı alanında eğitim bursu verilecek.
  • Yarışmanın ikinci ve üçüncüsü ise 11- 29 Temmuz 2011 tarihleri arasinda ESMOD İstanbul bünyesinde açılacak olan yaz okuluna katılma hakkına sahip olacak. 
  • Yarışmaya katılmak isteyen öğrencilerin, iki bölümden oluşan başvuru formundaki soruları cevaplamaları ve yarışmanın konusu olan Küçük Siyah Elbise temasıyla ilgili belirtilen kriterlere uygun en az 9 sayfalık bir portföy hazırlamaları gerekiyor.
  • Detaylı bilgi için www.esmodistanbul.com adresini ziyaret edebilirsiniz.
  • Yarışma Şartları ve Hükümleri için tıktık.
Yarışmaya katılım için son başvuru tarihi ise 15 Mayıs 2011 Pazar günü saat 18:00.


Esmod Istanbul is having a new competition for High School Seniors who are dying to study fashion :) Subject of this contest is "Little Black Dress". For more details click here.

12 Mart 2011 Cumartesi

Casual Saturday


Uzun zamandır gözünüz blogda yeni postlar bekliyorsunuz biliyorum. "Nerelerdesin?" diyenleriniz gün geçtikçe artıyor ve bloggerınız vicdan azabından ölücek. Bir önceki postumda belirttiğim gibi canım hala sıkkın, bloglarımıza kaçak yollardan post atmak, dns ayarlarını değiştirmek bir hayli üzücü.. Son zamanlarda "ilham" denen şeyden bende bir zerre bile kalmadı.

Geçen iki haftam çok yorucuydu: sınavlar, projeler, mun çalışmaları.. Ve bütün bunlar tam gaz devam ediyor, şimdiden affedin beni.

Yurtta iki günlük kar sevincinden sonra bugün güneş yüzümüze güldü ve ben ilkbaharı özlemişim, bugün hava çok güzeldi :) İşte bu yüzden ince ceketler askılardan indirildi.. Kombinime gelirsek tamamen salaş bir cumartesi için çok uygundu.

Look Of The Day

Ceket/ Jacket: Beymen
Gömlek/ Shirt: Mango
Jeggings: Benetton
Bot/ Boots: Derimod
Çanta/ Handbag: H&M
Gözlük/ Sunglasses: Rayban-Newwayfarer
Kolye/ Necklace: Annemin-Mom's


6 Mart 2011 Pazar

Sesimiz Kısıldı...


Susmak, susmak ve susmak... Bizden tek istedikleri bu.

Gerçekten bütün hafta keyfim kaçık, çoğunlukla boş bakan, üzüntüden kahrolmaya yakın bir insan olarak yaşadım. Neden mi? Twitter'da bize destek verin diye bangır bangır bağırdığım, Facebook'tan bu durumdan sorumlu insanları sövdüğüm olay: BLOGLARIMIZA OLAN ERİŞİM YASAĞI. Digitürk kendi yayın haklarını korumaya çalışırken, binlerce insanın yayın hakkını elinden alması bana pek adil gelmedi. En azından Digitürk'ün satın aldığı maç yayınlarını yayınlayan bloglar cezalarını çekselerdi. Bloguma girdiğimde "bu siteye mahkeme kararıyla erişimi yasaklanmıştır." yazısı kendimi gereksiz yere suçlu hissettirdi. O yüzden dns ayarlarımı değiştirdim. Ruh sağlığım için. 
Kullanabileceğiniz DNS'ler 156.154.70.22 - 156.154.71.22
Son olarak Digitürk yetkililerine sesleniyorum, korsan yayın yapmak isteyen bunun zaten bir yolunu bulacaktır.. 
Blogger'ı ve ona bağlantılı bütün ".blogspot.com" uzantılı blogları kapamak çözüm değildi anlayacağınız..

Bu durumu protesto edenler olarak çığ gibi büyüyoruz..
Bize destek olmak isterseniz;
BLOGGER IS BANNED IN TURKEY! TO HELP US; CLICK THE LINK ABOVE!


26 Şubat 2011 Cumartesi

1.Yıl - First Anniversary




(Fotoğraflar: Ada Dileksiz - Her Hakkı Saklıdır)

Başta sadece ben vardım.. Kafamdaki susmak bilmeyen düşünceler ile ben.. Nereden başlasam diyen ben.. Ve öğrenme isteğim, bünyeme daha fazlasını katma arzum.. Birde sabırsız oluşum.. Heyecanlı oluşum, yerimde duramayışım.. 
Bir "ben" kendime yetemedim, Bayan Mor'u yarattım.. 
Neden Mor diyenlere cevabım: asil ve zarif, bazen eğlenceli ve heyecanlı, her zaman güleç olan MOR' dan başka birşey olamazdı lakabım..
Aklıma geldikçe yazmaya başladım ve sizinle paylaşmaya.. Moda adına ne var ne yok önce aklıma kazıyor, sonrasında bloguma yazıyordum.. Daha sonra siz de bana eşlik etmeye başladınız.. Bazen kısa yorumlarla, bazen uzun uzun beğeninizi belirttiniz.. Güzel sözler söylediniz, mutlu hissettirdiniz ve doğru yolda olduğumu farkettirdiniz.. Aslında "SİZ" olmasaydınız bunların hiçbiri olmazdı: Bir yıl boyunca edindiğim bütün deneyimler, katıldığım eğlenceli etkinlikler, hoş davetler, çarpıcı defileler, heyecan verici projeler.. Bir çoğunda "Bayan Mor" sizin elçiniz olarak oradaydı: Ben anlattım, siz dinlediniz.. Bazen sustum, hayıflandınız.. Ama sevdiniz ve bunu belli ettiniz.. Bu kısa yolculuk boyunca farkettim ki herşey "bilgelik ve cesaret". Bu iki elemente sahipseniz, birde aklınız başınızdaysa, kazanırsınız, her daim. Bunlara sahip olmam dışında şanslıydım da çünkü  "Sizler" vardınız yanımda..

Siz değerli okuyucularım, modada serüven hiç bitmeyecek ve hızla devam ediyor,
 burada (www.bayanmor.blogspot.com) da yolculuk bitmedi. Daha yeni başlıyor!

Nice Senelere Hep Beraber
Bayan Mor

Happy Anniversaries! Love from Miss Purple..

18 Şubat 2011 Cuma

"F"un In "F"ashion

Jeremy Scott Fall 2011 NYFW Backstage

Renkli, Özgün ve Çarpıcı..
Bu üç kelime Jeremy Scott'un Sonbahar-Kış 2011 koleksiyonunu tanımlayan kelimeler bence.. Zıtlıklarla dolu bir koleksiyonla çıkan Scott, diğer tasarımcıların aksine moda'nın eğlenceli tarafıyla ilgilendiğini belirtiyor. Sonuç mu? Ortaya bir enerji patlaması çıkıyor. Renkli saçlar, neon makyaj, eğlenceli sloganlar, yaratılan kombinlerde kullanılan farklı materyalden oluşan parçalar New York podyumlarını canlandırıyor.

"Moda, ibadet ettiğiniz bir kilise olmamalı" diyen Jeremy'nin koleksiyonun açılış parçası "Enjoy God" (Tanrı'nın tadını çıkarın) sloganlı elbiseleri, sweatshirtleriyle New York Moda Haftasını alt üst etti. Coca-Cola logosu haricinde süpermen logosu ve bir çok sloganın atıldığı defilede uçuşan at kuyruklarıyla, neon renk kürk fularlar bir hayli çılgındı.

Unutmadan Modellerin saçlarına el atan isim "Eugene Souleiman". Tebrikler Souleiman! Müthiş bir iş çıkarmışsın. "Bayan Mor" olarak  en yakın zamanda kapını çalacağım ;).

Bayan koleksiyonundaki her parçanın bir de erkeklere yönelik bir seçeneği olması hoştu. Her ne kadar koleksiyonun etkilerini, İstanbul sokaklarında beylerin üzerinde göremeyecek olsak da Beyler! Jeremy'in gelecek sezon sizin için de harika fikirleri varmış, onu öğrendik.

Defilede "frontrow"dan izleyemesenizde, keyif alabilmeniz için V Magazine'in backstage fotoğraflarıyla, defileden kareleri karıştırdım. Hem her parçayı dikkatle inceleyebilecek, hemde Jeremy'nin yükselen çığlıkların çarpıcı kareler sayesinde kulak verebileceksiniz.

Daha fazla söylenecek bir şey yok, kombinler yeterince konuşuyor zaten.. Tek diyebileceğim Jeremy, çılgınsın ve seni olduğun gibi seviyoruz!

Colorful, unique, blazing...
These are the three words which can express Jeremy Scott's Fall 2011 Collection. In this collection Jeremy choosed to create contrast fashionable pieces, I guess. 
"It shouldn't be a church that you pray to" says Scott about fashion while representing his "Enjoy God" t-shirts, sweatshirts and dresses. Personally, I adore the collection. Take a look at the collages I made ;) Have a nice weekend.


" Enjoy GOD "




Güçlü omuzlar, kürk detayları. Siyah uzun şimşek dokulu elbise, favorim!
Strong shoulders, fur details. Black&long dress with flash is my favourite!





Koleksiyonun ayakkabıları da hipnotize edici. Ne dersiniz?
Is it Pretty In Pink? Or NOT?


Siyah&Beyaz
Black&White


Erkeklere yönelik parçalar.
Boys stuff.


-Ve Son-
THE END

fotoğraflar/ photos: 
Style.com

V Magazine