26 Aralık 2012 Çarşamba

Gift For A Gold Christmas

Kim inanırdı geçen senenin sonuna damgasını vuran plaka kolyelerle 2012'yi kapatacağımıza? Ama aylardan Aralık, 2013'ü selamlarken Louis Vuitton'un önderliğini yaptığı bu akım süre geliyor ve belki de klasiklerin arasında yer almaya hazırlanıyor. 

Sevgili ekran karşısındaki okuyucum, hala yılbaşı kombinine karar veremedin mi yoksa? Müjdemi isterim, Stylestories.net yardımına koştu bu yılsonunda! Beraber düşündük ki bu sene altın kadar değerli olsun senin için ve bunu müjdeleyecek altın plaka kolye hediye etmeye karar verdik, yılbaşı gecesinde parla diye...

Klasiklerin gardolabın için olan önemini bildiğimizden dolayı, bir de siyah bir parça hediye edelim istedik. Hem ofiste giyebileceğin, hem haftasonu çıkarken kullanabileceğin, sana zamansız şıklık sağlayacak, hem de yılbaşı akşamında kolyenle süsleyebileceğin siyah bir gömlek senin için ideal olur diye düşündük! 

Yaratıcı olmak senin elinde ama bir kaç öneri verelim istedik, görsellerin keyfini çıkarabilirsin!

Peki aşağıdaki resimlerde gördüğün altın metal plaka kolyeye ve klasik siyah gömleğe sahip olman için ne yapman gerekiyor?
1. Bayan Mor Blog'un Facebook Adresini Beğenmen (Tıkla)
2. Style Stories'in Facebook Adresini Beğenmen (Tıkla)
3. Bu blog postunun altına İSİM ve EMAİL Bırakman 

yeterli olacak :) Son katılım tarihi ise 28.12.2012 Cuma akşamı! Mutlu Yıllar...

This is a giveaway for Turkish readers only!

Güncelleme.@stylestoriesnet ile gerçekleştirdiğimiz yılbaşı çekilişinin şanslı ismi Gonca Kaya oldu ☺ Mailini kontrol etmeyi unutma Gonca! Çekiliş ayrıntıları için tıktık!

40321359133349172_AsMU6BKZ_c IMG_4315_576x768

   style    IMG_5374

21 Aralık 2012 Cuma

#instagram issues.

kolaj

Tahmin edebileceğiniz üzere üniversiteye hazırlık pek meşakkatli geçiyor... Blog haricinde, iç geçirdiğim benim yerime gitmeniz gereken etkinlikleri facebook sayfamdan paylaşırken, bazen de sevinç çığlıkları veya homurdanmalarımı duyuyorsunuz twitter 'dan,bazısı moda ilgili bazısı alakasız olan... Ama instagram(@bayanmor)denince akan sular duruyor benim için. Eğer hala takip etmiyorsanız en sık güncellediğim sosyal medya sayfamı i-phone veya i-padinizden takip etmeyi unutmayın! Iyi Haftasonları ;)

As you can guess, my days for getting prepared for college passes in a gruelling way, but mostly it makes me smile these days. Instead of updating blog, I'm on my facebook page and sharing the event that you shouldn't miss OR updating my twitter account with some necessary information about fashion up-comings and some unnecessary information about random stuff :) But mostly, I've been keeping a nice track on instagram(@bayanmor)which makes me enjoy daily life captures. So if you're missing this blog posts lately, just connect me with these social media accounts. Promise to have a huge back on 2013!


13 Aralık 2012 Perşembe

COME ON, STAND!

STAND from bayanmor on Vimeo.

Hayatınızda belli dönemler olur, yorulmuşsunuzdur... Belki gecmiş ilişkilerinizden, belki kariyerinizden, hatta arkadaş çevrenizden... Hemen korkuya kapılmayın! Deneyimleyeceğiniz bu dönem belki bir hafta belki aylar sürecek ama yolun sonunda güneş sizi selamlayacak, uzun süredir beklediğiniz... Bu sürede ya hayatınızdaki ışık hüzmelerini aramaktan vazgeçmeyin ya da bırakın hayat sizi sürprizleriyle şaşırtsın.


Müzik ruhun gıdasıdır derler ya, film, gezmek, tozmak bahane playlistiniz şahane olsun bu zamanlarda. İç huzurunuzda büyük rol oynayacak dinledikleriniz, ister yağmur şırıltısı, ister en güçlü şarkılar olsun.

Peki neden bu video ve Lenny Kravitz? Çok mu seviyorum? Hayir! Çok mu popüler? Belki... Ama çoğunluğun bilmediği tek şarkisi diyebileceğim 'Stand' 2012 yazında bana ilham vermişti. Hala da veriyor...

Size de ilham versin diye 2012 yazında Londra'dan seslendik tanıdık tanımadık tüm güleryüzlü kişiliklerle. Lenny fonda, farklı kültürlere mensup insanlar şarkıyla beraber, umutsuzluğa kapıldığınız dönemlerde kendinizden vazgeçmemeniz gerektiğini söylediler kamerama. Korku ve zayıflıklarınızla yüzleşmeniz gerektiğini, ne olursa olsun ileriye yönelik adım atmaktan vazgeçmemeniz gerektiğini anlatmaya çalıştılar.

Bu kadar insan aynı kanıyı savunuyorsa, sizinde inanmamanız için hiçbir neden yok... Eğer bir gün düşerseniz kalkmamanız için hiçbir neden yok... Bunu bu videoyla hatırlatmak istedim.

Not: Önce şarkı sözlerinin okunması daha sonra videonun izlenmesi önerilir.

Don't give up, you're gonna see tomorrowThat you'll be on your feet againSometimes the world's gonna knock you overBut you will see who you are your friends
Come on, stand, up againCome on, stand,Stand, you're gonna run again
Your faith and patience will be your soldiersTo guide you through your troubled timesJust put one foot in front of the otherThe battles are inside your mind
You have the power to face your demonsNo matter how they go on timeAnd rid yourself of your fear and weaknessSo you can start to live your life
(Come on!) Stand, up again
Come on, stand,Stand, you're gonna run again

COME ON! stand, up againCome on, stand,Stand, you're gonna run again
Pick up your will and put on your faceIf you need to, just take my handIt's time to demonstrate, don't hesitateJust get up and say: Yes, I can!

1 Aralık 2012 Cumartesi

Boyish and Careless

moodboard
*Soon, english version of the post will be added.

Madem yılın en sevdiğim dönemi geldi, yağmurlu sonbaharla kışa geçişi bir mood boardla kutlamak gerekti. Bu sezon ise geçen senenin sofistike duruşuna inat, erkeksi ve minimalistik parçalar radarımda. Erkeksiliğin getirdiği rahatlığı, feminist detaylarla taçlandırmak bu sezon stil andımız'ın dizelerinde olsun. Bu sene son sürat ve oldukça yoğun geçmiş olan sonbahara baybay derken, siyah geçecek kışı saygıyla selamlıyorum ve hemen bu sezon için oyunun kurallarını açıklıyorum!

1. Liderimiz Victoria's Secret ailesinin en taze yüzlerinden biri Cara Delevingne. Umursamaz tavrı ve erkeksi stiline rağmen çekici. Bazen göz ağırlıklı bazen de dudak odaklı makyajları ise her zaman tutarlı. Genellikle stilinde kilit bir parçaya dikkat çeken gerisini boşveren Cara'nın eğlenceli ruhundan bir tutam  hepimize lazım.

2. DERİ! Hiç bir zaman yerini kaybetmedi. Ama artık o da ceketten öte her tekstil ürününde karşımıza çıkıyor. Deri detaylı bir parka için ne kadar yanıp tutuşuyorum bilemezsiniz. İster pantolonda, ister sweatshirt kollarında olsun, deri bu sezon hepimizin baş tacı olsun.

3. Kahve ve Gece Işıkları. Biri sabah uyanmak, sorumlulukları atlatmak, kış soğuğunda içi ısıtmak için. Diğeri motivasyon için, kış gecesini yaşamak, üşümek için.

4. Biraz leopar biraz piton, siyah geçecek kışı biraz renklendirsin. Krem de sofistikeleştirsin. Kırmızı sadece makyajda, dudaklarda olsun. Laciverte kulak asılmasın, her ne kadar kombinleri yüksek sesli renklerle tamamlamak yükselişteyse de size ister yakın olsun ama benden uzak dursun. Büyük beden bir paltoya ihtiyacımız olduğu ise unutulmasın ama renk konusunda kararsızım, biri yardıma gelsin.

5. Topuklu botun başta siyahı makbul ama diğer renkleri de kabul. Hem seksi hem uzun hissettirsin diye. 

Bu Aralık biraz siyah geçsin ama duygusu kırmızı olsun, yılbaşı ruhuna yakışsın. Kahkalar masadan taşarken, ciddi stiliniz insanları şaşırtsın. Herkes kafasına göre Aralık'ını yaşasın, isteyen bana takılsın...


25 Kasım 2012 Pazar

DAMN, BUSY!

swatch
Tik, tak! Tik, tak! Son zamanlarda zaman çok hızlı geçiyor, durduramıyorum... Yazılması gereken tezler, çalışılması gerekilen sınavlar, bitirilmesi gerekilen yığınla kitap. Ama kararlıyım, bu dönemde yılmak yok ve söz beş, altı aya blogu çok güzel projeler bekliyor olacak hem sizi hem beni heyecanlandırıcak.

Tik, tok! Tik, tok! The time passes so easily and fast during my last year at high school. Yes, I am finally graduating after the tons of articles to write, exams to study, books to read. But I definitely did and will dedicate myself to paperwork which will be so over after five or six monts. Get excited for the legendary return to blog after this era of my life.

Saat.Watch. Swatch
Bilezik. Lucky Charm. Swarovski

8 Kasım 2012 Perşembe

Ready for Stripes?

Görsel* Vogue Amerika/Kasım 2012

Sabah soğuk, öğleden sonra sıcak, akşam kutup derken havalar iyice şaşırmışken yaz ile kış arası gömlek üzerine kazakla dışarı çıkası geliyor insanın. Bu 'ne giysem' kargaşasında çizgiler yardıma koşsun üzerinizdeki desenlerle ruhunuza sonbaharı aratmayın ama botları da dolaptan çıkartmayı unutmayın nitekim kış bu sene ağır geçeceğe benziyor!

Especially in Istanbul, the weather is so not stable these days, we welcome the day with jumpers, continue it with t-shirts and finish it coats. If you are curious to what to wear these days, be inspired from the stripes as much as you can because the winter will be harsh on the style, I guess!


27 Ekim 2012 Cumartesi

Mini Icons Of Fashion World


Dürüst olmak gerekirse, thecoveteur.com internet moda sektöründe her daim beğeniyle takip ettiğim azınlık sitelerden. Her girişinizde yeni insanlarla tanıştığınız, farklı tarzlarla karşı karşıya geldiğiniz ve idollerinizle yaptıkları röportaj ve çekimlerle sizi şaşırtan bir platform burası. Her daim renkli ve yaratıcı. Eskiden sektörlerinde başarılı insanların dolaplarına girip, tapılası çekimler ve merak edilen detaylarla geri dönen bu takım, siteye yenik bir soluk verdi. Daha taze bir görünüm ve yeni fikirlerle ortaya çıkan The Coveteur'un son bombası işte bu video... 

To be honest, thecoveteur.com is one of my favorites of fashion platforms on Internet among all. Everytime you enter the website, you get a chance to meet new people & styles and to enjoy writings and photoshoots about your idols. Always creative and inspiring. The Coveteur has just stated their relaunch lately and this video is themed as their relaunch party. If this relaunch will be as successful as the video, I will be so happy to hit the site everyday!


Elinde mini kamerasıyla ortalıkta zipzip koşturan 'mini' Tommy Ton'dan, stiline bayıldığımız sempatik editör 'mini' Taylor Tomassi Hill'e ve tabiki sürekli moda duşu (fashion shower) almaktan söz eden pek şıkırtılı Anna Dello Russo'ya moda, müzik ve sanat dünyasinin en önde gelen isimleri bir video ile sitede ağırladı. The Coveteur'un yenilenmesi şerefine düzenlenen parti temali bu video, sizi çok güldürecek eminim :) Keyifli Haftasonlari!

This hilarious video made my day! It contains stars from fashion, music and art world, hope you'll enjoy it as much as I did. Have a good weekend :)

22 Ekim 2012 Pazartesi

Soul Of IFW




Fotoğraflar ve ettiğim üç beş lafı bir kenara bırakırsak, bir moda haftası ruhunu hissetmek için ortamını solumak gerekir. Geç oldu ama güç olmasın diyerek sizi Istanbul Moda Haftasi’nın son gününe gotürüyorum. Hem Antrepo 3’te gercekleşen bir kaç defileyi izleyebilmeniz, hem de moda haftasi topluluğunun arasına karışabilmeniz icin… Iyi seyirler :)!

*Bu video, themagger.com 'da yayinlanmistir.

In order to feel the soul of a fashion week; apart from reading a few paragraphs or looking through some street style 
photography, you should be at the venue of fashion shows and be a part of this aura. But let me make it easier for 
you for Istanbul Fashion Week. Here is a video of the last day of IFW, enjoy ;)!

16 Ekim 2012 Salı

Let The Fall Begin!

DSC_0106
Lise son ogrencisi olmak tahminimden daha zormus meger; ne ozlenen yakinlara vakit kaliyor, ne de kosturmaktan bloga:( Neyseki Istanbul Fashion Week cok dogru bir zamanda gerceklestirildi de, bende moda dunyasiyla hasret giderdim. Dogruyu soylemek gerekirse; nasil 2011 yuksek topuklarin uzerinde gectiyse, 2012 Converse'ten, rengarenk Nike spor ayakkabilardan ilham alarak gecti ve spor trendi 2013'e de ilham verecek gibi gozukuyor. IFW'nin son gunune Converse ile katilan azinlik yarismacilardan da olsam, cumartesi gunu kombinim oldukca rahatti. Gunun nasil gectigine dair fikir sahibi olmak isteyenleri buraya, kombin detaylarini ogrenmek isteyenleri ilerleyen paragrafa yonlendirelim. 

I think I've underestimated the calendar of being senior at high school. It turns out that I have no time for my relatives and beloved blog. So when Istanbul Fashion Week took place last week, I had a chance to catch up with people I miss and inspire from talented Turkish designers. I've to say that last year was full of heels, while in contrast 2012 passed in Converses or colorful Nike sneakers. I was one of the few people who attended fashion week in Converse, but still it was so comfortable. For a review of IFW 2012, please click here and for more about the details of combine of the day continue to read this :)

DSC_0096 DSC_0099
Renk tonuna taptigim triko BenettonDIY converseler ise kendi eserim (yapimi icin tiktik) , puantiyeli etek ise bir terzi macerasi urunu ve tahminimden cok daha kullanisli oldu, gozluk Rayban, Chanel 5.5 doku ilhamli cantam ve bilezikler Topshop, saat Vintage, kolye ve kupeler Aida Pekin

Unutmadan, su sonbahar havalarina hasret kaldigimi belirtmeliyim, artik biraz usuyelim istiyorum Ekim, cok mu?

My adorable tricot is from Benetton and I love to be on my DIY converses (for details please click), my dotted skirt is a production of a tailor visit. Bracelets and chanel 5.5 inspired bag is from Topshop. Shades are Rayban-Newwayfarer! Gold necklace and earrings is a design of Turkish jewellery designer, Aida Pekin, who I find really successful.

By the way, the weather in Turkey is so hot! 20°C in October? So not fair!
DSC_0105

14 Ekim 2012 Pazar

Quick Peek - IFW SS 2013

DSC_0144
Itiraf etmek gerekirse, ne zaman adimimi fashion week alanina atsam icim huzur doluyor, kendimi yuvama geri donmus gibi hissediyorum. Uzun zamandir gorusemedigim ailem beni orda kollarini acip kucakliyor sanki... Her ne kadar ben bu dort gunluk etkinlige gonulden bagli olsam, buyuk bir sempatiklik beslesem de, ne yazik ki moda dunyasi bu kadar icten degil sevgili okuyucular. Ama negativite barindiramayan bunyem yuzunden, bu dunyanin kucuk kirli sirlarini paylasmak yerine, guzele odaklaniyorum.

Bu sefer Istanbul Moda Haftasinda, gecen donemlerden farkli olarak stajer degilim : dolayisiyla okulum yuzunden sadece son gunune katildigim moda haftasi, benim icin son senesini okudugum lise maratonundan uzaklasma, bir kacamak ifade etti ve yine cok guzeldi...

DSC_0183
IFW'nin son gununde katildigim 3 defile, moda haftasinin top 5 ine girebilir nitelikteydi bence. Once sadece 'Bugun Ne Giysem' yarisma programi juriligiyle tanidigim Hakan Akkaya'nin 'Men In Black' koleksiyon sovunu izleme sansim oldu. Daha once Sarar ve Altinyildiz gibi markalarda 10 seneyi askin tasarimcilik gecmisi oldugunu bilmedigim tasarimcinin; 2013 Ilkbahar/Yaz koleksiyonu pastel renklerden, kirmizi ve siyah kombinlere kadar uzanmis, genis bir renk pasteliyle bizi karsiladi. Ispanyol paca pantolonlarin Turk erkekleri icin uygun olmadigini ve yine secimleriyle iddiali olmayan beylerin Fusya giymeyecegini de unutmamali tasarimci. Genel olarak guvenli ve rahat bir koleksiyon ortaya koymus Hakan Akkaya, ileriki sezonlarda basarilarinin devamini dileyip, Gamze Saracoglu'na donuyorum.

Acilisi yine enerjisine bayildigim Selma Ergec yapti. 2013 Ilkbahar/Yaz sezonunda kadinlari ihtisamli gostermek isteyen tasarimcinin renk tercihi ise pastel ve yumusak tonlardan olmus. Bu seneki IFW defile ayakkabilarindan en begendigim ise, Saracoglu'nun ki oldu. Ergec'in podyumda kendini muzige kaptirisi ve tasarimlari basarili tasiyisi, Miss.Modazon'un yanimda 'simarmaya hakki var, Gamze Saracoglu giyiyor.' cumlesi ise defileyi ozetlemeye yetiyor bence. 
DSC_0161
DSC_0158
Son defilem ise, Lug Von Siga markasiyla Gul Agis'in defilesi, gecen sezon Galatasaray Hamaminda gerceklesen basarili fakat fazlasiyla sicak defilesinden sonra, bu sefer Gul Agis tasarimlarini podyumda gormek daha rahatlatici oldu :) Keskin bir durusa sahip koleksiyon, bir yabancinin gozunden Kapalicarsi'dan esinlenmis. Deri detaylar ise koleksiyonun en carpici ayrintilari oldu. Beyaz - kirmizi - siyah hakimiyeti, yaza ayri bir hava katicak sanki...

Son gune dair bir video bekleyedurun, sizi gunun en 'stil' sahneleriyle bas basa birakayim... Iyi haftalar!
 DSC_0197

DSC_0086
IFW sosyal medya ekibinden Billur Saatci (offnegiysem.com)

DSC_0085
IFW sosyal medya ekibinden iconjane.

DSC_0082

DSC_0090

DSC_0079

25 Eylül 2012 Salı

France-Turkey Fashion & Design Workshop


DSC_0001
7/24 öğrenci kimliğim yüzünden  etkinliklerin çoğuna katılamayan bir blogger olarak, pazartesi sabahı saat 9 sularında Taksim’in uyanmamış sokaklarında, Fransız Sarayına doğru yolu bulmaya çalışmak çok huzur vericiydi. İstikamet: Fransa-Türkiye Moda & Tasarım Atölyesi. Sarayının girişine adim atınca ise her şey daha büyüleyici bir hal aldı. Günüm, işlerini çok sıkı takip ettiğim, başarısına gıpta ettiğim, Vogue Türkiye genel yayın yönetmeni Seda Domaniç modaretörlüğünde moda paneliyle açılacaktı.

Program gereği giriş konuşmasını Fransız başkonsolosu yaparken, İstanbul’daki Fransız imzalarından bahsetti. İHKİB başkanı Hikmet Tanrıverdi ise Istanbul Fashion Week’in Fransa’nın moda başarısından ilham aldığını söylemeden geçmedi. Hep inandığım bir şey var ki, insanlar hayal kurdukça ve arzuladıkça büyürler. Cumhuriyetin 100.ncu yılı, 2023 için Türkiye’nin, İstanbul’un hedefi yüksek: 4 ana moda şehrinden biri olmak. Dünyada haklı bir üne sahip tekstil sektörümüzün, yaratıcı dâhileriyle, doğru basın ve iletişim kadrolarıyla, hedefe yönelik başarılı stratejilerle çalışmasıyla bu hedef hiç te zor değil.
DSC_0003

DSC_0008
Nelly Rodi Ajansı Moda Müdürü, Nathalie Rozborski modanın çarklarının yönünün ilerleyen sezonlarda çok ciddi değişimlere uğradığını müjdeledi, alıştığımız akımlar bir süre sonra sıkıcı gelmeye başlıyor öyle değil mi? Büyük markaların tasarımcılara yer verdiği kapsül koleksiyonlarının da artık oyunun önemli oyuncularından olduğunu belirtti, ki bu değişime H&M, Target gibi büyük zincir mağazalardan aşina olmaya başladık. Öyleyse gelsin Valentino’lar, Versace’ler... Bu işbirlikleri sayesinde bir çok gardırop tasarımcı parçalarıyla göz dolduruyor. Yeni donemin kilit kişiliklerinin ise sanat yönetmenleri olduğu, yönetmenlerin görsel medya ve sanat alanında tam donanımlı olacaklarından, biz, moda severleri daha kaliteli tasarımların beklediğini müjdeledi.

Panelde moda sektöründeki değişim ve yeni trendler, İstanbul-Paris moda ilişkisinin yanında, Paris’in moda fuarları ve moda haftaları konusunda neden bu kadar başarılı olduğu da tartışıldı. Sektörün ileri gelen fuarlarından, Who's Next Fuarı Başkanı Xavier Clergerie ise zamanın önemine dikkat çekti, markaların yılda en az 4 koleksiyon sunmasının ve belki de Paristeki fuar sayısının patlama nedeninin bu olduğunu söyledi. Türkiye’nin satın alma oranı gerçeğinin Fransız moda sektörünün  dikkatini çektiğini belirtti, satin alma sıralamasında 3.uncu sıradaki hazır giyim devi İspanya ile yarışan Türkiye 4.sirada yer alıyor. Konu Who’s Next fuarından açılınca, Arzu Kaprol’unde markasıyla ilk bu fuarla Dünyaya açıldığını ekledi. İki buçuk yıldır Paris Moda Haftası resmi takviminde olan başarılı tasarımcının , su anda Harrods, Harvey Nichols, Barneys gibi lüks departman mağazalarında ürünleri satışa sunuluyor. Bir çok tasarımcının ikilemde kaldığı Paris ve Londra moda haftalarından, Arzu Kaprol İstanbul temelli markasının yolunun Paris’ten geçmesinden oldukça memnun.
DSC_0033

DSC_0021
Türk moda sektörünün Paris sempatisinin yanında, 9 yıldır TRANOI fuar organizatörlüğü yapan Micheal Hadida Türk tasarımcılarından çok etkilendiğini, Paris moda haftasında Türklere özel bir platform kurulması gerektiğini belirtti. Umarım bu dilek lafta kalmaz ve Türk tasarımcılarımız da Dünya standartlarında bir organizasyonun parçası olurlar, zira bu durum aklıma “Böyle bir platformun hakkini verecek kadar genç tasarımcı potansiyelimiz var mi?” sorusunu getirdi. Tam şüphelerim arasında gidip gelirken, Moda Tasarımcıları Derneği başkanı Mehtap Elaidi bünyelerinde bulundurdukları 150 kaliteli Türk tasarımcı için Paris’in doğru bir kanal olduğunu düşündüğünü belirtti. İstanbul’da açılan bir çok moda okulu üzerinden mezun olmuş genç profesyonelleri kastederek, Seda Domaniç’in deyimiyle giderek genişleyen bu aile için umarım bu söz diplomasi de kalmaz, tasarımcılarımızın onu acilmiş olur.

Vizon Deri yönetim kurulu başkanı Asim Kadri Soygül, fındık üretiminden bile önce gelen bazı deri materyallere dikkat çekerken, Bijorhca fuar ekibinden Richard Martin’de, Türkiye’de kuyumculuğun çok ileri düzeyde olduğunu ve Türk markalarını da aralarında görmekten mutluluk hissedeceğini söyledi. Bu ikilinin odak nokta si ise yaratıcılıktı. Tekstil ve değerli tas adına büyük endüstrilere sahip bir ülke, yaratıcılık ve tasarım olgularını da bünyelerine katarlarsa, dünya devi olmakta zorluk yaşamayacaktı.

O zaman önce genç tasarımcılara not, işbirliğine açık olmak ve yeni fikirlerle Türk Moda dünyasını, isinizi, adinizi ileriye götürmek sizin elinizde. Her ne kadar bu belki de yazdığım şeyler kadar kolay olmayacaksa da, biraz sabretmek gerek, zevki olan müşteriyi, Arzu Kaprol’un deyimiyle en önemli ilhamı kazanmak için, eldeki materyali farklılaştırmak gerek.

İkinci not ise, markalara... Yeni bir yüz oluşturmak , yeni tasarımlar pesinde koşmak, yeni trendleri takip etmek bir Dünya ismi olmanın koşulları. Eğer büyük olmak istiyorsanız, büyük oynayın; endüstrinin yeni girişimcilerine yol açın, bir gün göreceksiniz ki ayni yolda beraber koşuyorsunuz, durmadan...
DSC_0040
*Bu yazi, TheMagger.com'da yayinlanmistir.
( http://www.themagger.com/seda-domanic-moderatorlugunde-fransa-turkiye-moda-koprusu-paneli/ )


11 Ağustos 2012 Cumartesi

Weekend Getaway: Bath

DSC_0076

*English translation will be added.

Sunu belirtmeliyim ki Londra, Birlesik Kralligin bambaska bir yuzu. Brighton, Oxford ve Bath' a olan seyahatlerimden anladim ki, Ingiltere cok daha eski dokulu ve daha sofistike... Diger sehirler bir yana dursun, Bath'i tek basina ele alirsak, sehir size temiz ve luks bir yasam sunuyor. Defne'ye gore emeklilik icin mukemmel!

Daha onceki postlardan tanidiginiz, Defne ile Iskocya hayallerimiz suya dusunce, bir haftasonu Bath sehrine kactik. Spalari, unlulerin tatil kacamaklari ile unlu olan Bath, sanki bir kasaba. Vintage dokusuyla sizi kendine asik eden, sutlu kahve rengindeki apartmanlarin altinda gordugunuz Porsche'larin sizi gercek dunyanizi sorgulattigi, seckin urunlerden olusan belirli bir tarza yonelik butiklerdeki tatli orta yasli bayanlariyla, Bath'da gecirdigimiz haftasonu gercek ustuydu...

DSC_0005

Londra'dan, Ingiltere'nin diger sehirlerine en rahat, en kolay ve en hizli ulasim yolu tren. Genel olarak First Great Western'la ettigimiz ziyaretlerden memnun kaldik. Cogu yurtici seferin yapildigi Londra Paddington istasyonundan biletlerimizi seyahatimizden yaklasik 2-3 gun once aldigimizdan, biletleri hafif tuzlu alsakta, sizin kulaginiza kupe olsun: Yolculuklarinizi erken planlar, tren biletlerinizi alir, otel rezervasyonlarinizi erkenden yaptirirsaniz; son dakika fiyatina gore karli cikarsiniz.

DSC_0026
DSC_0028
DSC_0063

Sabah saat 8'de, daha kimsecikler yokken sokaklarda, Bath'a varinca, ilk is otele gidip yerlesme ve turizm danismaya gitmek oldu. Cok klasik gorunumlu bir Ingiliz cay evinde baslayan gun, gece isiklarinin altinda Bath'in gercekten bir film seti olduguna inanmamizla bitti. E sabah 8, aksam 1; aksiyon icerisinde oldugumuz butun gun enerji toplamak icin sabah bir 'English Breakfast' haketmistik.

DSC_0066
DSC_0051

Ara sokak kesiflerimizden biri ise bir Fudge dukkani... Bu guzelliklerin oyle bir tadi var ki, cay sekeri kadar yediginiz bu tatli, gunluk tatli ihtiyacinizi yeterince karsiliyor. Ingilizler 'fudge'larini caylarinin icine de atiyorlarmis. Karamellisinden tutun, cift kat cikolatalisina, cilekli vanilyalisina kadar cok fazla cesitleri var. Olurda Birlesik Krallik'ta bir Fudge dukkanina denk gelirseniz, onerim bu cesitlerin buyusune kapilip cantanizi doldurmayin. 

DSC_0108

E dugun dernege, sapka gerek...

DSC_0085
DSC_0037DSC_0121

Ki ben bu daktiloya asik olmustum... Buyudugum evlerin hepsinde bir daktilo oldugu farketmistim ve hep kendime ozel olani beklemistim ama galiba bu sefer kacirdim. Gun gelicek bizde bulusacagiz...

DSC_0132DSC_0122DSC_0145DSC_0148DSC_0153

'Less is MORE.' Sokaklarin sadeligi ve guzelligi...

DSC_0158DSC_0154DSC_0155DSC_0193DSC_0225

Unutmadan, Bath'in gezmeye deger bir moda muzesi var. Sapkalarimizi giymistik, sirada yardimcilarimizin gelip korselerimizi giydirmesi vardi, sonra ise baloya arabamiz hazirdi.

DSC_0179DSC_0278DSC_0277DSC_0291DSC_0180DSC_0305DSC_0308DSC_0378DSC_0376DSC_0377DSC_0404

Shakeaway, benim gibi bir milkshake cilgini icin kaybolacagim bir dunyaydi... Kendimi bir bounty'li milkshaketen sonra durdurabilmem ise bir mucize. Meyvelisinden, nutellalisina istedigin icerigi, istediginle karistirabildigin bu dukkan benim Willy Wonkam :)

DSC_0178

Benim icin bir ani defteri daha kapandi, suandan itibaren Istanbul'dan bildirmeye devam... Burayi cok ozlemisim!