1 Ekim 2013 Salı

5 Facts

5things
Müzik ruhun gıdasıdır derler ama resim sanatının sizi ve ruhunuzu anlayabileceğini, iyileştirebileceğini keşfedenlerin sayısı azdır. Bir melodide veya liriklerde bulduğunuz coşkuyu veya hüzünü, resim sanatında da bulabilirsiniz, hatta bazen bu sanat dalı duygularınıza eşlik etmeyi daha iyi bilir. Bir Kandinsky tablosunu anlamak zordur, ama Composition VII 'ı (sağ alt) incelediğinizde yalnız olmadığınızı hissedersiniz, hayatın tatlı ve acı cilvelerine karşı. Üniversitede almaktan çok hoşlandığım derslerden biri de sanat tarihi, öğretmenim Sora'dan okulun ilk 5 gününde öğrendiğim 5 sanat gerçeği...

1) Konu sanat olunca sanatçıları akımları kalıplara sokmak, bağlantılarıyla diagram oluşturmanın pek kolay olmadığını tahmin etmek zor değil. Ama eğer MOMA'nın (The Museum Of Modern Art, New York) ilk direktörü Alfred Barr'sanız büyük boşlukları kapatmak size düşebilir. Bir dahi olduğuna inandığım Barr kabul görülen 'soyut sanatın gelişimi' diagramını çıkarmakla kalmayıp, seneler sonra bu alanı inceleyen bizlere ışık tutuyor. 

2) Yaptığım hataya düşmeyin, Cezanne'ın gücünü küçümsemeyin. Cezanne'ın empresyonist yorumlarını sıkıcı bulabilirsiniz ama Fovizm'in en iyilerinden Matisse'i ve Kubist akımın en bilinen isimlerinden Picasso'yu derinden etkilemiş. Fovizm akımı Cezanne'ın renk skalasını daha özgürce kullanmış, Picasso Kubizim'in temelini oluştururken Cezanne'nın geometrik formları kullanışından etkilenmiş. 

3) Bazen asıl cevher hiç beklemediğiniz eserlerin içindedir. Diğerlerine göre daha soyut veya modern bir anlayışla yapılan eserler amatör sanatseverlerin hoşuna gitmeyebilir ama Kandinsky'i herkesin incelemesi gerekir. İçinde saklı müziği hissettiğinizde, eserleri hakkında incelemeleri okuduğunuzda başka bir huzur boyutunda hissedebilirsiniz kendinizi. Ne yazık ki Kandinsky'le gerçek anlamda tanışmam üniversite konferanslarında olsa da, sanatta aslında hayat gibi doğru sanatçılarla doğru zamanlarda tanışırsınız. 

4)Dali 'The Persistance of Memory' adlı eserinde Einstein'ın izafiyet teorisinden değil güneşin etkisiyle eriyen Kamamber peynirinden ilham aldığını açıklamış. Yeterince sürreal.

5) Joan Miro sürrealizmin barındırdığı 'automatism' i ve cinsel sembolleri kullanmasından dolayı Sürrealist olarak görülse de, Miro herhangi bir sanat akımınının içinde yer almayı reddetmiş. Karar size kalmış fakat Fransız yazar, şair Andre Breton, Miro hakkında 'o aramızdaki en sürrealist olan' açıklamasını yapmış ;)

---------------------------------------------------------------------------

As human beings we all agree that music is a creative art form that sets our mind and soul, however, what a shame, some people never look art at the same way. A little percentage of us appreciate art for taking us to a better state of mind and peace with the hidden idea behind a piece. Lately, I realized that sometimes art is a better company during either cheerful or tough times. That's why art history is one of the most enjoyable class I have in university and here is 5 facts about art that maybe you've never come up before or not.

1) When it comes to art, sometimes it can be really hard to relate the artists to movements for an amateur art lover, but that's why God created Alfred Barr ;), the first director of MOMA. He created a mind map for the development of abstract art, which people still refers to. 

2) Don't make the same mistake I did by underestimating the power of Cezanne on development of art movements. You can find his impressionist style monotonous but turns out that he had a huge influence on Matisse, dominant figure of Fauves, and Picasso, who invented Cubism.

3) Sometimes the real gem is hidden in something unexpected. Since his art was more abstract and modern than the others, Kandinsky is not loved by many amateur art lovers. However, after reading few researches about his pieces, when you realize that you have some ideas about what he wants to say, I can assure you, you'll like him!

4) Once, Dali stated that the soft watches, in his famous work "The Persistence Of Memory", weren't inspired by the theory of relativity, but by Camembert cheese melting in the sun. How surreal is that?

5) Even if Joan Miro is thought as surrealist because of his usage of  sexual symbols and interest in automatism, he rejected membership of any artistic movement in the interwar European years. However, French writer and Poet Andre Breton described him as 'the most Surrealist of us all' ;)



14 Eylül 2013 Cumartesi

Treasure White

WhiteonWhite3

Bu sonbaharı, yağmurları herkes ayrı bir heyecanla bekliyor sanırım. Yazın çekici ama yakıcı sıcağından bunalmış olanlar, yeni denizlere açılacaklar, sayfasını kirletenler, sıfırın gücüne inanmak isteyenler, sonbahar yağmurlarının gecikmemesini diliyorlar sanki. Arınmanın gücünü bir kenara bırakalım sırf insanlık değil, moda dünyası da masumiyeti özledi.

Nasıl kainat kadına saf ve duru kalmayı öğütlüyorsa, moda dünyasının önde gelen isimleri de bu Sonbahar - Kış sezonunda kadına, bu iki sıfatın karşılığı olan beyazı baş tacı etmesini gerektiğinin sinyallerini veriyor. İsterseniz güçlü Dolce &Gabbana kadınından ilhamı alın baştan aşağı beyazlara bürünüp, altın dokunuşlarla stilinizi tamamlayın; ister Alexa Chung gibi küçük beyaz bir elbise edinin ve genç olmanın tadını çıkarın! En önemlisi beyazdan korkmayın. Başlarda monokroma alışmak zor gelebilir veya Kate Moss'un tercih ettiği gibi sade şifonlara bürünmek istemeyebilirsiniz bu durumda dokularla oynayabilir, transparan veya dantel detaylara sahip tasarımları tercih edebilirsiniz. 

Soran olursa bu sonbahar içinizde saklı kalan duruluğu ve masumiyeti açığa çıkartmak pek IN, bunu bir de beyazlar içinde başarırsanız ne ala... 

---------------------------------------------------------------------------

As the universe encourages woman to stay pure at heart, influential names of high fashion advices to treasure purity and innocence with white on white trend this season. Either inspire from Dolce&Gabbana woman and polish your white outfit with gold details or get a little white dress just like Alexa Chung and celebrate youth, but don't be frighten by the power of white! Monochrome outfits can be scary for the first time but you can always play with the fabrics. Trying on lace or transparent detailed white pieces can be nothing but fun ;)

Still curious about the trends of AW 2013? This autumn put on the hidden innocence and purity inside your heart on and surprise the universe! If you're professional enough to well behave all in white, well that would be something!


WhiteOnWhite

WhiteOnWhite2

2 Eylül 2013 Pazartesi

Too Cool For School

Beymen_Club_FW13_1_00059

Lise bittiği günden itibaren gardrop önünde geçirilen zamanın büyük oranda artış göstereceğini tahmin ediyordum. O sıkıcı üniformalardan kurtulduğuma sevinirken, her gün yeni bir stil macerası yaratabilme şansım olan üniversite için heyecanlı olduğumu belirtmeme gerek yok sanırım! Sonbahar-Kış 2013 trendlerinden bahsetmeye başlamadan, geçtiğimiz hafta katıldığım Beymen Club basın lansmanının yeni sezon gardrobum ile ilgili bana ilham verdiğini belirtmeliyim. Çünkü bu sezon Beymen Club kadını çok cool, çok genç ve çok renkli.

Öyle bir kadın hayal edin ki her cuma gecesi dans pistinin yıldızı olacak kadar eğlenceli, hayatın zorluklarına en cool tavrıyla göğüs gerecek kadar güçlü ve mutlak başarıya en yaratıcı biçimde sahip olacak kadar azimli ve birikimli olsun. Herşeyin ötesinde tarz sahibi. Kulağa hoş geldi değil mi? Beymen tasarım ekibinin bu Sonbahar - Kış sezonunda bu kadından esinlenmiş olduğu aşikar. Sade ve zamansız şıklığı ana elementler olarak alan koleksiyon; yoğun çalışma temposunda sneakerlarını ayağına geçirecek, biraz ciddiyet adına maskülen erkek kabanını sırtından eksik etmeyen bu kadın için bir cevher. Eğer sizde benim gibi yazı 'model-off duty' looklarına özenerek geçirdiyseniz önümüzdeki sezon için Beymen Club'a bir uğrayın ;)

 Unutmayın, ister üniversiteli olun ister bir plaza kadını Beymen Club AW 2013 koleksiyonu sizi sezonun en trendy kadını yapmakta kararlı. Nasıl olsa beyazlara bürünmenin, grunge'a kapılmanın, deri ile Rock'n Roll'lamanın, tüvit ceket veya brokar pantolonlarla nostaljik hissetmenin yaşı yok! 

---------------------------------------------------------------------------

Since high school has finished, I was aware of the fact that the amount of time spent in front of wardrobe would rise remarkably. Still, I was happy to finally get rid of boring school uniforms and thrilled to have a chance to experiment on my style at university. Before informing and encouraging you and myself about the trends of Autumn-Winter 2013 for experimenting and experiencing, I want to share the AW 2013 collection of Beymen Club (A well known Turkish clothing brand), which was presented to Turkish fashion press last week. In order to inspire you about the woman I will wear this season, here are some lookbook pictures from the collection.

It's obvious that Beymen Club design team worship the woman, who is so fun that she is the star of dance floor every friday night, who is so tough that she can behave with confidence in bumpy road of life, who is so ambitious and wise in order to gain success with the most creative way. Above all, she's has a good taste and knows how to be stylish with Beymen Club. The posture of this woman sounds nice, right? In their AW 2013 collection, Beymen Club comforts this woman with leather sneakers and backpacks, still polishes with gold & copper and lightens her up with it's color scale and young attitude.

Even if you are a freshman at college or a 40 year old business woman, Beymen Club AW 2013 will make you the trendiest one this season. As there is no age limit in covering yourself in white, falling into grunge, rocking it with leather or feeling nostalgic with tweed jackets ;) 

beymenclub2

beymenclub


25 Ağustos 2013 Pazar

To be myself completely, again


bellesebastian

Size kısa, bana uzun gelen bir aradan sonra yine bu adresteyim. Kürkçü dükkanı misali. Klavyeye elimin gitmediği bir dönem sonrası, kendimi biraz zorlamaya karar verdim. Bugün yazma sebebim ise dün gece kısa bir süreliğine de olsa müziği tekrar damarlarımda hissedebildiğimi paylaşmak ve Belle & Sebastian'a hak ettikleri teşekkürü sunabilmek. Yüksek ritimle titreyen etrafım, sahneye atlayan hayranların enerjileri, dans edişleri, binbir renk oluşları... Hepsi bana müziğin ne kadar büyülü olduğunu, ruha ne kadar iyi geldiğini hatırlattı. İçimde oluşan bu renkli duyguları ne kadar özlediğimi farkettiğimde grubun gitaristlerinden Stevie, şarkıya başladı, kendin olabilmek hakkında, to be myself completely...

96 Glasgow yapımı Belle & Sebastian uzun zamandır tanıştığım en kalabalık grup. Müzik jargonunda karşılaştığınız 'sahneyi doldurdular' deyimini hem gerçek hem mecazi anlamda kullanabileceğiniz bir topluluk ;) Siz videoları izlemeden ne tarz müzik yaptıkları konusunu açıklığa kavuşturmak isterim zira bu arkadaşlar indie-pop (independent = bağımsız) yapıyorlar. Tarzlarından da rahatça anlaşılabildiği gibi Hint kültürüyle veya müziğiyle bir ilgileri yok, siz siz olun aman indie'yi İndia/n ile karıştırmayın! Geçtiğimiz günlerde arkadaşım bir müzik sohbeti sırasında karşılaştığı bu ironik tepkiye nasıl cevap vereceğini şaşırmıştı. Grupla ilgili ilginç gerçeklerden bir başkası ise ismini bir çocuk kitabı olan Belle et Sébastien'den almış olması, ilk defa sahnede doya doya dinlediğim şarkılarının bu kadar tanıdık gelmesinin nedeniyse How I Met Your Mother' da sık sık çalınmasıymış. 

Konser gecesinden sonra sabah uyandığımda grup hakkında daha fazlasını öğrenme isteğimi bastıramamış, Rave Magazine'de, Milliyet'te yayınlanan onlar hakkındaki yazıları okuduktan sonra, ekşi sözlüğe girmeden yapamadım. Yazımı konseri çok güzel özetleyen  adlı kullanıcının yorumuyla kapayacağım, "24 ağustos 2013 tarihinde küçükçiftlik park'ta konser veren gruptur. saat 10 gibi çıktılar sahneye. kulaklarımızı nefis bir müzikle doldurdular. çok neşeli ve eğlenceli bir konserdi. solist sık sık sahneden atlayıp seyrcilerin arasında söyledi şarkılarını. o da yetmedi yaklaşık bir 15 kişilik seyirci ordusunu sahneye çıkardı. çok mütevazi, sıcak kanlı, şeker bir adam stuart murdoch. uzun zamandır konser izlememiş bünyelere çok iyi geldiler." Gerçekten çok iyi geldiler... 

----------------------------------------------------------------

After a short period of time, I'm back. I have to admit it felt like ages, that's why I tried to push myself to blog, to meditate. The reason why I'm writing today, to thank Belle & Sebastian for performance last night in Istanbul, to thank them for making me feel the music inside my veins. They made me realize how much powerful music can be, how much it can set your soul free and one day I will be myself completely, again. 

Speaking more about the group, Belle & Sebastian were formed in 1996 in Glasgow and today they still continue their work of music as a large group of people. I've never come up with group of 7 people, who enjoy their music and the moment so peacefully on stage. Before you listen the songs of the group, let me remind you that Belle & Sebastian is an indie-pop group which doesn't share anything with Indian culture or music. The reason why I'm urging you is a funny story that one of my friends told me :) Another interesting fact about the group is that they chose their name according to a French children book called Belle et Sébastien. Also, even the concert was my first time to listen them, I was familiar with the sound of their music, later on I learned that the work of the band is used a lot in my favorite soap opera, How I Met Your Mother. If they've decided to visit the city you live in, even if you don't know their music, I can assure you, you will find something which will touch your heart in their songs. They can make you feel everything you need, it's definitely worth to give a shot to these guys, who are sincere, warm and fun.



26 Temmuz 2013 Cuma

Karlie Kloss x Daft Punk For Vogue US

fashion_scans_remastered-karlie_kloss-vogue_usa-august_2013-scanned_by_vampirehorde-hq-1

Moda dünyası müzik piyasasına el atınca çok güzel işler çıkıyor ortaya. Missoni yaz playlistini "M Missoni Is For Music" adı altında yayınlayadursun, Amerikan Vogue'u Ağustos 2013 sayısında Daft Punk ile yaptığı moda çekimiyle gündeme damgasını vurdu. Gelecek sezonun en hit olacak gece kıyafetlerine bir saygı duruşu olarak yapılan bu moda çekimi, son zamanların en trend müzisyenleriyle birleşince yılın en başarılı moda çekimlerinin arasında yerini alacağa benziyor. Çekimin styling'ine Tabitha Simmons imza atarken, kareler Craig McDean'e ait. Modelliğini Karlie Kloss'un yaptığı çekim için Amerikan Vogue'u, size bir Ağustos akşamının ne kadar ilham dolu ve büyüleyici olabileceğini müjdeliyor, yaş aralığınız kaç olursa olsun...

When fashion sector collaborates with music business, no matter the type of art it produces, it results as something magical. After Missoni's announcement on their summer playlist CD release called "M Missoni Is For Music", American Vogue came with something bigger and better! A duet of Karlie Kloss and Daft Punk. Both names are the superstars of last seasons. With the beautiful choices of stylist Tabitha Simmons from next seasons evening wear, successful shoots of Craig McDean; American Vogue celebrates the glamorous nightlife for every age! 

fashion_scans_remastered-karlie_kloss-vogue_usa-august_2013-scanned_by_vampirehorde-hq-2

fashion_scans_remastered-karlie_kloss-vogue_usa-august_2013-scanned_by_vampirehorde-hq-5

fashion_scans_remastered-karlie_kloss-vogue_usa-august_2013-scanned_by_vampirehorde-hq-7

fashion_scans_remastered-karlie_kloss-vogue_usa-august_2013-scanned_by_vampirehorde-hq-8

fashion_scans_remastered-karlie_kloss-vogue_usa-august_2013-scanned_by_vampirehorde-hq-9

fashion_scans_remastered-karlie_kloss-vogue_usa-august_2013-scanned_by_vampirehorde-hq-10

fashion_scans_remastered-karlie_kloss-vogue_usa-august_2013-scanned_by_vampirehorde-hq-4

fashion_scans_remastered-karlie_kloss-vogue_usa-august_2013-scanned_by_vampirehorde-hq-3

fashion_scans_remastered-karlie_kloss-vogue_usa-august_2013-scanned_by_vampirehorde-hq-11




19 Temmuz 2013 Cuma

sen güneşlenirken...


Şehirler plajlara taşınınca, moda dünyasınında sesi soluğu çıkmıyor diye önemli hadiseler yaşanmıyor sanmayın ;) Kapalı stüdyo kapıları ardında neler mi oluyor? Cevabı bu yazıda!


Yazıma tüylerinizi diken diken edecek bir haberle başlıyorum. Bu haberden sonra kafaları taşlara vurmak serbest! Geçtiğimiz haftasonu cool kadının üniforması haline gelen Alexander Wang tasarımları 100 şanslı modasevere dağıtıldı! Tasarımcının cömert bir adına gelmiş olsa gerek, geçtiğimiz cumartesi tasarımcı adına gizli bir etkinlik düzenledi. Hayranları saatlerce sırada etkinlik mekanının kapılarının açılmasını beklerken hiçbiri bu etkinlik hakkında bilgiye sahip değildi. Sıradaki ilk 100 şanslı modasever salona kabul edildikten sonra istedikleri kadar kıyafeti istedikleri bedenlerde alabilecekleri söylendi. Çoğu Wang hayranının çantalar, koliler dolusu kıyafetle etkinlikten ayrıldığı söyleniyor. Kıskanmamak elde değil!

Siz yazın keyfini güney sahillerinde çıkara durun, moda dünyası Sonbahar-Kış koleksiyonlarıyla hazır ol da bekliyor. Donna Karan kadınını sevmeyen yoktur diye tahmin ediyorum; şehirli, seksi, bir o kadar da cool, kendine güvenen bir kadın silüeti çizen marka, geçtiğimiz iki sezondur moda tarihine ismini altın harflerle yazdıran Cara Delevigne’le bu sezon da beraber. Marka’nın Sonbahar-Kış 2013 koleksiyon çekimleri başarılı fotoğrafçı Mikael Jansson öndeliğinde New York City’de yapıldı. Eğer sizde benim gibi gelecek kış bir DKNY kadını olmaya özeniyorsanız, koleksiyonun çekimleri sizi hayal kırıklığına uğratmayacak, aksine ilham panonuzu süsleyecek.





Donna Karan gelecek sezon için hafiften maskülen rüzgara kapılmış. Sizde geçtiğimiz iki sezondur Cara Delevigne’in önderliğinde TomBoy trendine kendinizi kaptırmış olabilirsiniz. Dahası postallarınız asker ceketleriniz üniformanız haline gelmiştir belki de. We Are Handsome ürünleri geçen sezonki kadar ihtişamlı bulmamışsınızdır, tatile iki hafta kaldı ne yapıcam derdine düşmüş olabilirsiniz. Bu devrede sizi yeni bir markayla tanıştırmak anlamlı olabilir. Resmi olan bikini Filles A Papa markasına ait bir tasarım. Markanın diğer plaj ürünlerini merak ediyorsanız, Brown’s Fashion websitesinden edinebilirsiniz ;)





Bir haber de Victoria’s Secret cephesinden geliyor. Biliyorsunuz ki melekler müzik dünyasının yakışıklılarını kaçırmama konusunda usta. Lily Aldridge ile Kings of Leon’dan Caleb Followill evliliğinden sonra Behati Prinsloo Maroon 5 solisti Adam Levine ile nişanlandı. Adam Levine’in Victoria’s Secret modellleri Angela Bellotte ve Anne Vyalitsyna ile romantik ilişki yaşadığını biliyoruz ama 3.üncüde turnayı gözünden vurdu sanırım!


Herkesin bir ‘Devil Wears Prada’ anı vardır. Kendi adıma konuşayım filmin senaryosundan sufleler verseniz kolaylıkla devamını getirebilirim repliklerin. Bu konuda yalnız olmadığımı biliyordum ama 10 yaşında Lila Grace’den habersizdim. Süpermodel annesinin Allure dergisine belirttiğine göre, minik Lila “The Devil Wears Prada” nın Andy Sachs karakterinin büyük hayranıymış. Güzel bir kombin yaptıktan sonra, odasındaki masasındaki telefonunu “Günaydın! Miranda Priestly’in ofisi” diye açıyormuş. Moss, Priestly gerçek hayatta kim olduğunu kızına sorduğunda, Lila pek umursamıyormuş:)

16 Temmuz 2013 Salı

Karahasans'

Karahasans
(sol. Bige Karahasan - sağ. Simge Karahasan)

Bazı hikayeler özel, bazı insanlar anlatılmaya değerdir. Belki siz Karahasan kardeşlerle yeni tanışacaksınız ama ben onların marka serüvenlerine 3 senedir şahit oluyorum. Hikayenin bir parçası olmanızın zamanı geldi, çünkü geçtiğimiz sene 'Karahasans' markasını kurdular. Simge, markanın yetenekli tasarımcısı, Bige ise markanın başarılı pazarlama sorumlusu, Simge'nin de ablası ;) Şimdilik minik adımlar atsalarda, 10 sene sonra bu kızları bambaşka yerlerde göreceğiz.

Bir çok moda maceramı beraber yaşadığım bu eğlenceli kardeşler ile geçtiğimiz perşembe Bağdat caddesindeki tasarım ofislerinde röportaj için sözleştik. Keyfini çıkarmanız dileyiğle ;)
  • Simge Karahasan'ın bir günü nasıl geçer?
Sabah ofise uğradığımda ilk işim mailimi kontrol etmek oluyor. Piyasa araştırmalarımı yapıyorum. Çekim için alınan ürünler ile editörlerle, yeni sipariş veren müşterilerle, terzilerim ile ürünlerimin durumu hakkında haberleştikten sonra ofisten çıkıp yeni kumaşlar almaya gidiyorum. Sonra ustalarıma uğrayıp, onlarla bire bir çalışıp model çıkarıyoruz. Satış noktalarıma ürünler bırakıp günü tamamlıyorum.
  • Limango gibi satış sitelerinden ve sosyal medya portallarınızdan takip ettiğim kadarıyla geçtiğimiz Sonbahar-Kış sezonunda günlük parçalar üzerine çok yoğunlaşmıştın. Ne zaman yaz kapıyı çaldı seni çoğunlukla kişiye özel tasarım yaparken buluyorum. Biraz kişiye özel tasarım sürecinden bize bahseder misin?
Genelde müşterilerim ne istediklerini bilerek geliyorlar bana. Fikirler üzerinde tartıştıktan sonra, onların da hoşuna gideceğinden emin olduğum bir tasarım sunuyorum. Modelle beraber tabiki renk de seçiyoruz. Modelden emin olduktan sonra kumaş seçimi yapıyoruz, ölçüler alınıyor, ilk adımla başlıyoruz. İlk adım müşteriye kalıbı oturtturma, eğer modelde aksesuara çok önem veriyorsa, bu sefer tasarımı nasıl süsleyeceğimizi konuşmaya başlıyoruz. İkinci provada genelde işimiz bitiyor ama  müşterimle üç prova yapmayı öneriyorum.
  • Hem sezonluk Ready To Wear koleksiyonları hazırlıyorsun, hem kişiye özel tasarımlar yapıyorsun. Hangisi daha zevkli geliyor sana?
Kişiye özel ve tek bir ürün üretmek benim için daha zevkli. Yoktan var etme düşüncesi her zaman bana daha cazip geliyor. O yüzden gece kıyafetlerine yoğunlaşmayı ve farklı tasarımlar ortaya koymayı daha çok seviyorum. Ready to Wear koleksiyonları daha sınırlı bu konuda, bir gömleği gerçekten ne kadar değiştirebilirsin mesela? Haute Couture, gece kıyafetleri benim daha çok ilgimi çekiyor.

62f22ee6f9e8971cf3abf25076a087cf 2db891c8082f4cb4431b4018341a8f80
  • Severek takip ettiğimiz modellerden Merve Büyüksaraç koleksiyonunun basına yansıtan ilk insanlardan biriydi. Vogue Türkiye websitesinde 'Bugün Ne Giydim' köşesinde Karahasans' imzalı bir gömlek giymişti. Bu deneyimden sonra da bir sürü televizyon yapımlarında tasarımlarını gördük, en severek çalıştığın ünlü müşterilerin kimlerdi?
Müşterilerimin hepsinin bende çok farklı bir yeri var. Keyifle çalıştığım isimlerden biri Hatice Şendil'di. Hatice bir ödül töreninde giyebileceği bir gece elbisesi talebiyle bize geldi. Çekimlerinden dolayı sürekli Adana - İstanbul arası yoğun bir tempodayken biz bir prova yapabildik, fakat bana çok güvenmişti. Tasarladığım elbiselerden birini seçmesi beni çok heyecanlandırmıştı. Fiziği de çok güzel olduğundan tasarımımı çok iyi taşımıştı. Zaten dizisinde sürekli Karahasans Ready To Wear tasarımları giyiyor, bizi destekleyen oyunculardan biri.

Merve Büyüksaraç bize ilk destek olan mankenlerimizdendi. Ben çok heyecanlanmama rağmen gerçekten çok güleryüzlü ve çalışması çok rahat bir insan. Merve ile çalışmamızdan sonra inanılmaz geri dönüşler aldık.

  • Madem modellerden söz açıldı, son dönemlerde Cara Delevigne gibi modeller moda dünyasındaki trendlerin öncüleri oldular. Bu Sonbahar-Kış koleksiyonlarına hangi trendler hakim olacak?
Oversized üstler çok moda olacak. Deri bu sezon sıklıkla kullanılacak malzemeler arasında. Ceketlerle eteklerin matchy match olacak. 90'ları tekrardan getireceğimizi hissediyorum. Ben de bu sezon oversize kabanlara öncelik vereceğim. Desenleri çok kullanmak istiyorum. 
  • Son sorumu da kardeşin, ortağın ve danışmanın olarak Bige Karahasan'a yöneltmek istiyorum. Bige, bir aile markası olarak doğdunuz, kardeşinle çalışmak nasıl bir duygu?
Markamız için isim arayışına girdiğimizde ikimizinde ortak sahip olduğu soyadımızı kullanmak istedik. İki kişi olduğumuzdan dolayı da s takısını getirdik. Simgeyle çalışmak çok zevkli, aramızda sadece 1 yaş var, ikiz gibiyiz. Karahasans hayatımıza girmeden önce de zaten hayatlarımız çok içiçeydi, artık konuşmadığımız bir saat bile yok sanırım :) İşte tabiki anlaşamadığımız noktalar oluyor zaman zaman ama ikimizinde farklı bakış açısı iş ortamımızda çok işe yarıyor. Bazen birimiz bir detayı kaçırırken, diğerimiz onu farkediyor. Simge bana geçmişte de söz konusu tasarımları olduğunda çok güvenirdi, hala biten işlerini ilk bana gösteriyor tepkimi ölçmek için. Bazen düşüncelerimde ters tepiyor gerçi beğenmediğim ürünler sattığı çok oluyor :) Ama tasarımı genelde ben ona bırakıyorum pazarlama beni epey yoruyor, iyi olduğumuz alanlarda beraber çalışmamız çok anlamlı ve ötesinde çok zevkli! 

Karahasan kardeşlerin tasarımlarını beğendiyseniz ve iletişime geçmek istiyorsanız, www.karahasans.com 'dan onlara ulaşabilirsiniz. Dahası bir sonraki Bebek Şenliği'nde sizi standlarında bekliyor olacaklar ;)

fb5df181952a5b5569df5af84d45ea90 d9548eb917feb526f4b628d9bd709a67
Kısa Kısa Simge Karahasan 
  • 4 büyük moda haftasından en çok keyif aldığım PARIS!
  • En çılgın moda hayalim bir gün HARRODS OLABİLMEK.
  • VAKKO ile kapsül koleksiyon hazırlama şansım olsa çok mutlu olurdum.
  • En çok İLKBAHAR/YAZ koleksiyonları üzerinde çalışmayı seviyorum.

7 Temmuz 2013 Pazar

Şanslı 4


Farkında mısınız bilmiyorum ama geçtiğimiz 4 gündür normal düzende twitter'ı pek kullanmayan bu kızın twitter hesabı fazlasıyla meşguldü. H&M Türkiye işbirliği ile sürdürdüğümüz çekilişimiz dün akşam sona erdi ve #hmlovesmusic koleksiyonundan rengarenk 4 parça şanslı twitter kullanıcılarını buldu.

 İşte Şanslı 4 ve Tweetleri;

HM YARISMA  hm
Sevgili Melis, Aslısu, Neslişah ve Zeynep #hmlovesmusic koleksiyonundan hediyelerinizi güle güle kullanın ;) İletişim bilgilerinizi adadileksiz@gmail.com 'a göndermeyi unutmayın! 

Sevgili okuyucular, takipçiler yoğun katılımınız ve eğlenceli tweetleriniz için çok teşekkür ederiz. Paylaşımlarınızı okurken çok keyif aldık. Bayanmor.com 'u ve @hmturkiye 'yi yeni maceralar için takip etmeyi unutmayın ;) 

Last week for 4 days, we launched a twitter giveaway for Turkish citizens with the Turkey office of H&M. A lot of twitter fashionistas entered our giveaway with their funny and sweet replies to our questions about summer and lucky 4 of them won pieces from H&M loves music collection. You can see the winners and their prizes from the image. We sincerely want to thank to all attendees :) 
Don't forget to follow @bayanmor for fashion updates!

2 Temmuz 2013 Salı

#hmlovesmusic hediye çekilişi

photo
3 Temmuz Çarşamba gününden, yani yarından, itibaren @bayanmor ve @hmturkiye twitter hesaplarını  önümüzdeki 4 gün boyunca saat başı takip etmeyi unutmayın, zira sizi bazı sürprizler bekliyor! Verona sokaklarında keyifle giydiğim #hmlovesmusic koleksiyonundan, resimde görebildiğiniz neon sarı kimono, tropik desenli mavi ve pembe elbise, neon sarı ve mor püsküllü crop top twitter üzerinden yapacağımız çekiliş ile sahibini bulacak. 

Çekilişin kuralları ise çok basit;

@bayanmor ve @hmturkiye twitter hesaplarını takipe almak,
hesabım üzerinden yayınlanacak soruyu #hmlovesmusic tagiyle cevaplamak,
cevaplarınızı değerlendirebilmemiz adına @bayanmor ve @hmturkiye twitter hesaplarını da tweetlerinize iliştirmek.

Dikkat etmeniz gereken bir nokta var ki ürünlerde belli bir bedende. Dolayısıyla soru ile belireceğim ürün bedenlerini okumadan geçmeyin ;)

Çekiliş sonuçları ise 6 Temmuz Cumartesi günü belli olacak, hem blogdan hem de twitter üzerinden yayınlanacak. En çok isteyen kazansın ;)

**This H&M giveaway is only for Turkish citizens

28 Haziran 2013 Cuma

Blogger Bazaar #2


Bu pazar ne yapacağını bilemeyenlere... Biraz alışveriş yapmak isteyenlere...
Blogger Bazaar etkinliği kapsamında isimlerini afiştende görebileceğiniz gibi bir çok başarılı blogger arkadaşımla Taksim Kafepi Curcuna'da sizi standlarımıza bekliyor olacağız. Bloglarımızda görüp beğendiğiniz, gardolaplarımıza veda etmek isteyen ürünler siz yeni sahiplerini bulacak ve sevdiğiniz bir çok marka yarışma ve hediyeleriyle sizlerin yüzlerini güldürecek. Miss cookiess size cupcakeleriyle eşlik ederken, Pronail ücretsiz el bakımı ve nail art servisi yapacak. Sonunda tanışabilmek ve görüşebilmek adına bekliyoruz ;)

1 Mayıs 2013 Çarşamba

Nasıl Spora Başladım?


Kafama koymuştum, bu yaz farklı olacaktı. En kasvetli lise yılımda spora bu sefer daha ciddi bir şekilde geri döndüm. Uzun veya kısa olan kondisyonlarım beni daha ilk seferinden yormaya başlamıştı, bir yandan 4,000 kelimelik makaleler yazıyor, bir yandan yurtdışında istediğim okulların koşullarını yerine getirmeye çalışıyor, bir yandan da spor merkezine haftada en az iki kez gitmeye çalışıyordum. Etrafımdaki herkes azmime şaşıyordu, spordan eve geldiğim akşamlar ya ders çalışmaya mecalim kalmıyor, yada durmadan çalışıyordum; kendime zaman ayırmaktan bahsetmiyorum bile. Durumdan memnundum çünkü haftada üç spora gittiğimden lise son stresinden eser yoktu. Bu durum bir, bir buçuk ay böyle gitti sanıyorum; bir dönem geldiki ben hiç spora gidemedim bir ay,  yetiştirilecek sunum ve tezler yüzünden. Belirtmeden edemeyeceğim, evet son iki senedir gerçekten zorlayıcı bir program okuyorum okulumda. Sonradan bir bakıyorum aylardan Nisan olmuş ve ben 2013 kararlarımdan 'haftada 3 spor'u zaman süresince yarı yarıya hayata geçirmişim; 'bu sene sporu rutinime ekler hayatım boyunca rahat ederim' diyorum, nisan ayında tekrar spor merkezi yollarını arşınlıyorum derken ay süresince en rahat olduğum hafta hasta oluyorum, içim içimi yiyor ama bir kere bile spora gidemiyorum. Merkezde üyeliğim bitiyor ama bana daha kalıcı ve daha rahat bir spor programı gerekiyor farkediyorum, üyeliğimi yenilemiyor, gidiş dönüş 15 tl taksi parası verdiğim spor salonunu reddediyorum. Nisan ortası benim için doğru kondisyon mekan ve zamanlamasını bulmak ise tamamen bir sürpriz oluyor.

Hala geç değil diyorum ve haftada 3-4 spor yapmamı sağlayan formülü size açıklıyorum: Artık evime çok yakın olan bir hastanenin park ve koşu parkurunu kullanıyorum. Spor salonundaki gibi benimle beraber akşam 6-7 sularında koşmaya gelen insanlarla beraberim. Bahsettiğim parkur evime maksimum 10 dk uzaklıkta ve parkura yürüyerek gidiyorum. Kendinize böyle bir alan bulmanın iki avantajı, spora para değil sadece efor sarfetmeniz gerektiğini farketmeniz ve ciğerlerinizin temiz havayla dolması. Ayrıca televizyonlarla dolu bir salona tıkılı değilsiniz. Makinalarla spor yapmanın bence en sıkıcı tarafı olan harcadığınız her kalorini hesaplamak tek veya çiftli yürüyüşlerinde aklınıza gelmiyor bile. Takın kulaklığınızı doğanın keyfine varın ;)

Çünkü hatırlıyorum, belli bir süreden sonra yaktığım kalorileri görmek, hatırlamak sinirimi bozmaya başlamıştı, bir gün daha fazla bir gün daha az kalori yakıyordum, sürekli tartılmalar falan; beni asıl amacımdan saptırmıştı. Koşu parkurunda spor yapmaya başladığımdan tartılmıyorum, ihtiyacını da hissetmiyorum çünkü tek derdim vücuduma iyi davranmak... Sanırsam en son tartıldığımda 61 kiloydum, 1.67de boyum var. Haziran ortalarına kadar; 2 günde bir spor politikası iyice oturana kadar tartılmayı düşünmüyorum. Zaten vücudunun sıkılaştığını, haftada 2 tatlı kaçamağanının vücudunu kötü etkilemediğini hissetmenin verdiği zevk paha biçilemez. Birde bahsettiğim stresli ders döneminde su içmeyi gerçekten unutmuştum, şimdi vücudumun su ihtiyacını olabildiğince karşılamaya çalışıyorum. Yemek konusunda da dengeli beslenmeye çalışıyor, tatlıdan vazgeçmiyorum ama abartmıyorumda.  

Lafı toparlamak gerekirse kimse bu temponun kolay olduğunu iddia etmiyor, spor özveri gerektiriyor. Ama spor; vücudunuzdan, zamanınızdan aldığınından daha fazlasını veriyor. Tek ihtiyacınız olan istek ve süreklilik. Yarın koşmaya başlayın, haftaya pazar başka bir kişiliğe ve vücuda uyanacağınıza bahse girerim!

Ada


Size ilham vereceğini düşündüğüm linkler;
  • http://pinterest.com/bayanmor/fit-enough/ (Pinterest'im :))
  • http://www.zencefit.com (Severek takip ettiğim Moda Cadısı'nın spor ve sağlıklı yaşam blogu)

20 Nisan 2013 Cumartesi

Catching Up

 

Bu aralar bize heyecan lazım! Bırakın Mart'ı Nisan bile kapıdan baktırdı kazma kürek yaktırdı. Tiril tiril elbiselerimiz hala raflarda, etek giymekten bahsetmiyorum bile... Haliyle insanın içinde bir sıkılma, bir bunalma. Biraz ilham lazım hepimize  deyip, son zamanlarda dikkatimi çekenleri yeni yaşam ve stil trenlerinden bahsedeyim dedim... Fona Colbie Caillat'tan You Got Me olsun ve söylediklerime kulak verin.


Gözler, gözlükler? kalbin aynasıdır

Bu aralar içininizde iflah olmaz bir parti kızı mı var, yoksa çok sportifim ve sağlığım için düzenliyim diyenlerden misiniz bilmem ama hepimizin biraz ışıltıya, renge, çılgınlığa ihtiyacı var! Kalbinizi, ruhunuzu eğlendirmek için önce gözlerden yada gözlüklerden başlayalım... Mirrored Sunglasses trendi tüm Avrupa'yı geçtiğimiz kıştan etkisine almış bulunmakta. Sıramız geldi de geçiyor bile?


#eatclean Trendi

Son zamanlarda gerek Türk, gerek yabancı bloggerlar olarak kapıldığımız bir trend var ve gerçekten büyük bir kitleyi etkilediğimizi düşünüyorum. Style Scrapbook günlük kombinlerini paylaşmak dışında artık kamerasını kondisyon yaptığı ormana götürüyor, kendini stylish enerjik spor kombinleri içinde fotoğraflattırıyor  (merak edenler için); Zet Fashion son zamanlarda kafamdakileri okumuşçasına eat clean trendinin (sağlıklı ve temiz beslenme) ve sporun yararlarından bahseden bir post yayınlıyor onun tavsiye ettiklerini yeni uygulamaya başlamışken, yazısını görüyor iyice havaya giriyorum. Takip edenler bilir, Instagram (@bayanmor) hesabımda artık daha sağlıklı yemek fotoğrafları paylaşıyor, limonatayı elimden düşürmüyor, artık günde en az 8 bardak su içmeye çalışıyorum. Herkes fit olma çabasında kulağınıza küpe olsun diyorum!

 

Festival Ruhu

Bu sene hiç olmadığı kadar "ah Coachella, vah Coachella" diye iç geçirdim. Bilmeyenler için belirtelim Kaliforniya'da, Nisan ayında 2 defa olmak üzere 3 gün süregelen bir müzik festivali Coachella, hemde en stil sahibi olanından. Blur, Phoneix ve Red Hot Chilli Peppers bu senenin en çok merak edilen isimlerindendi.  Alessandro Ambrosorio'dan Katy Perry'e herkes orda... Bahar demek çimlere yayılmak sıcak bahar gecelerinde bağıra çağıra şarkılara eşlik etmek demek!

 Eğer Coachella'nın tadını çıkaramadıysak bizde dört gözle beklediğim David Guetta'yla bahar moduna gireriz diyorum. (ayrıntılar)

Efes Pilsen One Love ve Rock'n Coke da beklediğim bahar festivallerinden.



Diziler Sezon Arasına Giriyor

Kumandayı bırakmak şart oldu zira Girls, New Girl, hiçbirimizin itiraf etmeyip hepimizin izlediği The Carrie Diaries, Glee sezon arası verdi veriyor. How I Met Your Mother bir süre daha bizle olacak olsa da haftada 20 dk bizi eve bağlamaz. Siz iyisi mi kumandayı bırakın, havanın tadını çıkarmaya başlayın ;) Unutmadan bahsettiğim dizilerden hangilerini izliyorsunuz? Önerilerinizi yorumlara bırakmayı unutmayın ;)

Pinterest Çılgını

Neden bilmiyorum ama son bir aydır Pinterest'ten çok zevk alıyorum. Yaz tatilimde denemek istediğim tariflerden tutun da spor programıma dair tuttuğum 'board'larım var ve tabiki bol bol moda paylaşıyorum. Artık çoğu şeyin olduğu gibi ilham panolarımız da dijital ama en azından yer kaplamıyorlar değil mi?


Tatil Planları

Verona, Verona, Verona! Aranızda bu güzel İtalyan şehrine gitmiş olan var mı? Mayıs sonu tarihin en büyük aşklarından birinin yaşanmış olduğu bu şehirde olacağım. Romeo ve Juliet'ten bahsediyorum. Fikir nereden mi çıktı? Bir sene önce izlediğim Letters to Juliet filminden...

Keşfetmediğiniz sesler

Eğer hala bu blogların farkında değilseniz işte size bir kaç öneri...

  • http://www.trendland.com
  • http://www.blank-mag.com
  • http://www.karlascloset.com
  • http://www.theglamourai.com
  • http://ashley-ringmybell.blogspot.com

Blogda bahara girsin istiyorum!

Son olark, blogumu sizin için daha özel hale getirmek, aramızdaki bağ daha kuvvetlendirmek istiyorum. Trend ve etkinlik bildirmek, stil fotoğrafları paylaşmak eğlenceli ve içerikten keyif aldığınızı site istatistiklerimden anlıyorum fakat artık biraz daha paylaşalım istiyorum. Hangi postlardan daha çok keyif alıyorsunuz? Severek aldığım yeni ürünlerimi sizlerle daha sık paylaşmamı ister miydiniz? Zevkimi nasıl buluyorsunuz? Kısacası #bayanmorblog 'da daha çok neler görmek istiyorsunuz? Bu yazıya yorum bırakın, bana tweet atın daha çok paylaşalım ;)

Haftaya daha güneşli olsun diliyorum, sıcak içimizi ısıtsın, güneş ruhumuzu aydınlatsın :) Haftasonunun tadını çıkarın!

Ada

2 Nisan 2013 Salı

Golden Age

DSC_0158

Şu günlere ne kadar geri dönmek istediğimi tahmin bile edemezsiniz, okuduğum programın sınav dönemi yaklastıkça artan stres ve çalışma temposu, blogdan ne yazikki eli ayağı çekmeme neden oldu. Mayısın son demlerine doğru bunu telafi edeceğime dair söz veriyor ve Mercedes Benz Fashion Week İstanbul'un 4.gününden kalma kombinime geçiyorum. Bu bahar bana ileride yaşayacağım altın döneme haberci hissediyorum ve bu güneşli havaların favorisi de tabiki bu yargıcı etek. Madem gözleri altının ihtişamına çekiyoruz, o gün bana siyah Vario deri botlarım eşlik ediyor. Bu H&M trençkotumu ise çok severek giyiyorum, 3 sene önce Londra'dan almıştım, Burberry modellerini çağrıştırıyor oluşu ise çok hoşuma gitmişti :) Altın aksesuarlarım ise Banana Republic ve Yargıcı'dan. Güneş gözlüklerim Fossil, Chanel ilhamlı bu çantamı Londra Topshop'tan almıştım. Herkese iyi baharlar ;)

DSC_0135

DSC_0164

DSC_0159

DSC_0173