18 Haziran 2011 Cumartesi

Enthousiasme De Champs-Élysées


Hayallerim vardı.. Paris bavulumu hiç yapmadığım kadar düzenli yapmıştım, her kombinin takıları, çantaları farklıydı, bu da yanıma 6 ayakkabı almamı gerektirdi. Hayatımın en büyük Samsonite bavulunu taşıdım Paris'in uzun koridorlu metrolarında.. Seyahatimin ikinci günü, bugünün sabahına kadar herşey güzeldi, taki küçük otelimizden çıktığımızda caddeden esen rüzgarın iliklerimizde hissenede dek.. Odaya geri çıkıldı, küçücük çantaya kot sığdırıldı, annenin kazağı yanına alındı. Metroyla gideceğimiz George V durağına kadar, Ada çiçekli mini eteğiyle boy gösterdi fakat sonuç: fotoğraf makinesi kabininde, hüsranla kot giyildi. Vücut sıcaklığının artmasından hafif bir oh çekildi, sonra yola devam edildi..

I had dreams of making photoshoot all around the Paris with the style combinations that I made.. I prepared my luggage orderly, every combine had its own jewellery & bag, so on I put 6 shoes to my samsonite for 5 days :) But sadly, today was the second day of my trip at I had to change my combination to a casual one. Check photo 1 : Seriously?! I am changing my mini floral skirt to jeans :) Also I had to wear my mama's jumper because it was so cold & rainy.


Paris sokakları bir o kadar nostaljik ve bir o kadar da renkli... Champs-Élysées yollarında Joe Dassinn'den Oooo Champs- Élysées şarkıları söylerken pozumuzu da verdik :) Bu sokaktan fazlasını beklediğimi itiraf etmeliyim ve fazla ışıltılı olduğu söylenen bu sokak, beni pek tatmin etmedi.

Paris streets are so sophisticated & colorful... We sang " Oooo Champs- Élysées " from Joe Dassinn :) I had high hopes for Champs-Élysées and sadly I didn't get so much satisfaction from this street..


Champs-Élysées'in en güzel vitrini Louis Vuitton'a ait. İlerleyen tarihte Paris'te vitrin tasarımları hakkında bir post yayınlayacağım fakat bu raylara bayıldım, vitrinlerde sezonun en "it" parçası da var, bir LV'nin klasiği olan "speedy" de.. İçerideki çalışanlar ise çok nazik, Avrupa'daki bütün şehirlerdeki gibi.. Benetton kot, Zara çanta ile mağazaya girmen onlar üzerinde senin müşteri olma potansiyelini düşürmüyor, seni güleryüzle karşılıyorlar.. Bakınız Nişantaşı'da her marka bu kadar çağdaş değil..

Adore the Louis Vuitton windows :)


Paris demek makaron demek :) Ve Laduree'de bu işin ustası.. İçerisi Paris'i bir çöle benzetemezseniz bile çölde bir vaha etkisi gösteriyor sizde. Bütün tatlılardan tatmak istiyorsunuz, Marie Antoinette'e dönüşmeyi arzuluyorsunuz. Frambuazlıdan, çikolatalıya; fıstıklıdan, kahveliye, renk renk çeşit çeşit öneriler sunuyor size Laudree..

Laudree & Macarons :)


Her yerde  görmekten sıkıldığımız H&M, Zara,Virgin Mega Store, Abercrombie & Fitch, çeşitli araba showroomları Champs-Élysées'de de karşımıza çıkınca, kendimizi plansız bir rotada kaybediyoruz. Derkeeen,bir de bakıyoruz nereye kadar yürümüşüz: Rue Cambon, 31 Numara CHANEL. Burası Coco Chanel'in ilk atölyesi ve şapka dükkanı olarak biliniyor ve 2000'lerde artık mağaza olarak işlev görüyor. Günümüz böyle bitmese de, Sabah 9-Akşam 9 yolları "oxford"larla kat ettiğimizden sevgili yazarınızın ayakları sızlamaya devam ediyor, yarın ki yeni maceraları düşünüyor ve gözü fıldır fıldır her yeri görebilsin diye uyumaya karar veriyor.. Hepinize iyi geceler diliyor :)

Rue Cambon NO.31 _ House Of Chanel :)


" 31 Numara Rue Cambon " Huzur içinde uyuyan Coco'ya sevgilerimle :)
Unutmadan, Paris'te saklı keşifleriniz var mı? Gitmeyi çok isterim..

With all the very bests to Coco :)
By the way, any shop suggestions about Paris? Comments, pleasee!

21 Mayıs 2011 Cumartesi

Neden Bir Kraliyet Mensubu İle Evlenmemelisiniz?


*Bu yazı The Magger bünyesinde olan The Femme isimli online dergide yayınlanmıştır.(12.05.2011).
Resimlerin üzerine tıklayıp, daha rahat okuyabilirsiniz. Keyifle Okumanız Dileğiyle :)



14 Mayıs 2011 Cumartesi

Art & Peace & Mom


Geçen pazar, anneler günü, annişime keyifli bir gün yaşatmak için soluğu, Rahmi Koç Müzesinde aldık. Anneciğimin haftalardır merakla gitmek istediği "Görünmez Müzisyenler" sergisini gezdik. Sergide Titanic gemisi için New York’ta hazırlanan Piyano-kemanından, 20'lerin klasik motifleriyle süslü Türk Laternasına kadar bir sürü çeşit müzik çalar vardı. Belçikalı vakıf Automatia Musica Foundation bünyesindeki 250 mekanik müzik kutusundan 80 parçanın yer aldığı bu sergiyi 29 Mayıs'a kadar görmeye gidebilirsiniz. 

Sergiyi gezdikten sonra, soluğu ortamının sıcaklığına bayıldığımız Cafe Du Levart'ta aldık.


Gideceklere tavsiye, elmalı turtayı görüp ona tav olmayın! Biz "armutlu turta"ya bayıldık..


Klasik Ada. Her an her yerde yazı yetiştirmeye çalışırken...


Kafe'nin barı..


Sergiden kareler...
Soldaki Resim. Türkiye'de üretilmiş Laterna. İstanbul - 1920
Sağdaki Resim. Laternalı Karitatür Kapakları


Sergideki ince işlere bayıldım. Mesela bu atlı karıncadaki bütün atların üzerindeki işlemeler, müzik dolaplarının üzerindeki zarif desenler.. Müzik ile teknolojinin gelişimini daha iyi algılamak için mutlaka gezmelisiniz :)


Sergiden klasik bir Fransız Laternası örneği..

Son olarak, ben dünya üzerinde tek bir"anneler günü" olduğuna inanmıyorum, onlar her gün bizimle ve hayatlarımıza güneş ışığı gibi parlıyorlar. İyi ki varlar, iyi ki varsınız.. Sizi çok seviyoruz :)


İyi Pazarlar..

5 Mayıs 2011 Perşembe

Oh Sailor !


Son zamanlarda en beğendiğim editoryallerden biri Vogue Japonya'nın Nisan sayısındaki "Oh Sailor!" ... Editoryal Andreas Sjodin imzalı. Moda editörü Sabino Pantone yazların vazgeçilmez denizci trendini ilham verici ve modern bir şekilde yorumlamış. Mirte Maas Ralph Lauren, Bottefa Veneta, Balenciaga gibi tasarımcıların 2011 İlkbahar-Yaz koleksiyonlarının en it parçalarını taşımış. İlham almanız dileyiğle ;)

Fashion editor Sabino Pantone uses sailor style as inspiration for his latest work in Vogue Japan’s April issue. Starring Mirte Maas photographed by Andreas Sjodin, it pieces from labels such as Ralph Lauren, Bottega Veneta and Balenciaga .















fashiongonerogue

3 Mayıs 2011 Salı

Hediye Avon Paketi :)


Düzeltme: Random servisi ile yaptığım çekilişte 8 numaralı Lolita'nın yorumu Avon Paketini kazanmıştır.Verdiğin emaili kontrol edersen mailimi göreceksin. Hediyeni güle güle kullan Lolita :) - Çekiliş görseli postun sonundadır. -

Bugün güzel bir hediye haberim var sizlere :) Geçen gün kapımı çalan kurye, bir Avon paketi getirdi bana :). İçinde ANEW Rejuvenate 25+, Anew Clinical Lift&Firm Pro Serum olan bu paketi siz sevgili okuyucularımdan birine hediye etmek istiyorum :). Katılım şartları bu yazının en sonunda. Peki bu kremler ne işe yarıyormuş acaba?

 
ANEW Rejuvenate 25+ (Cilt Canlandırıcı Sistem -14 Günlük Uygulama) Kullandığınız ilk günden itibaren cildiniz daha pürüzsüz hissedersiniz, 14 günün sonunda ince çizgi görünümünün azalmasına yardımcı olur.

Günlük Bakım Seti, Deneme Boyu 2’si 1 Arada Canlandırıcı Jel Temizleyici 50ml., Deneme Boyu Yaşlanma Karşıtı Yenileyici Gündüz Kremi SPF25 15ml., Deneme Boyu Canlandırıcı Gece Kremi 15ml. ve Deneme Boyu 24 Saat Etkili Canlandırıcı Göz Kremi Gece/Gündüz SPF25 2*10ml. içeriyor.

Anew Clinical Lift&Firm Pro Serum 

(Sıkılaştırıcı ve Toparlayıcı Serum)
ultra konsantre formülüyle cildin anında daha sıkı görünmesine yardımcı olur. Cilde elastikiyet kazandırır ve cildin doğal elastin üretimini desteklemeye yardımcıdır.

Bu iki cilt bakım ürününü kazanmak mı istiyorsunuz?
İşte Yapmanız Gerekenler..

  • Blogun izleyicisi olmak :)
  • Bayan Mor'un Facebook grubuna üye olmak, hala değilseniz tıktık.
  • Bu posta yorum bırakmak, emailinizi de yazmayı unutmamak ;)
Son Katılım Tarihi: 14 Mayıs. Pamuk eller klavyeye.. 15 Mayısta şanslı kişi belli olucak ;) İyi Haftalar