29 Haziran 2010 Salı

Dinamic Versace Resort 2011

Yağmur ilimizden eksik olmasada, hava durumu resort koleksiyonlarına bakmamı engelleyemez. Üstelik koleksiyon Versace'ninse... Şehirli kadınlar için çok yaratıcı ve renkli bir koleksiyon olmuş. Ofiste tıkılanlar, bu koleksiyonla ofise yazı taşıyabilirler. Şehir için çok taze ve dinamik olan bu koleksiyonu çok sevdim. Benim gibi bu yaz fazla deniz tatili yapmayacaklarsa, bu koleksiyon ile yazı iliklerinde hissedebilirler.

The weather is rainy at Istanbul but I don't care. I still want to look Resort Collections especially if it's Versace's. The collection is really creative and colorful for business woman. If they stuck in their office, they can bring summer to their office with this collection. This collection is too fresh and dinamic for city. If you don't have time to go beach holiday, you can feel the summer with this collection.

İlk görseldeki gri elbiseler toplantılara birebir. Hem iddialı, hem stil sahibi hemde çok uçarı değil. Hele modelin elindeki çantayı çok beğendim. Sırtıma atıp dünyayı bu çantayla gezebilirim :).

As you can see in first collage, grey dresses are ideal to business meetings. These dresses are stylish, pretentious but also not crazy. I love the backpack which the model holds. I can visit all around the world with this backpack.

Bu ilkbahar çok tartışıldı" siyah küçük elbise mi? yoksa beyaz küçük elbise mi?"diye. Beyaz küçük elbiseler de Versace'den nasibini aldı. Siyah asi çizgileriyle hayat buldu. Bu yazın renklerinden beyaz, koleksiyonda sadece elbisede görülmüyor. Ceketlerde, trençkotlarda, gömleklerde de görülen beyaz yazın sakinliğine, duruluğuna ilgi çekiyor bence.
This spring people discussed about "the little black dress or the little white dress" situation a lot. Versace made the little white dress its favourite in the collection. Black contumacious lines make the little white dress more attractive. This summer's popular color white is seen in the collection as jackets, shirts, trench coats, dresses. White is clean and calm, it suits in summer.
Neon renklerin sezonun gözdesi olduğunu anlamayan kalmadı heralde. Cırtlak sarılar, turuncular, yeşiller, maviler... Açık renkler tabikide yazlık. Bu eğlenceli, ayakları yere basan tasarımların sahibi olmak istiyorum. Sizce çok mu şey istiyorum?

Neon colors are also popular this summer. Yellow, orange, green, blue... These colors suit summer. I want to have these enjoyable and also confident designs. Do I want too much?

Floral desenleri çok severim ama Versace'nin Resort koleksiyonunda farklı tarzlar çalışması çok hoşuma gitti. Floral yerine dijital desenleri önplanda tutmasıyla bu koleksiyon benden 10 puanı kaptı. Her ne kadar puantiyeleri, çiçekleri çok sevsemde, yazlık desemde sezonun farklı parçalara ihtiyaç duyduğunun farkındaydım. Aradıklarımı bu koleksiyonda buldum.

I like the florals but I love that Versace's used different styles in its collection . I give 10 out of ten to Versace's Resort Collection because Versace used digital patterns instead of floral patterns. I was bored of floral patterns this summer because of the resort collections. Resort collections needed that kind of difference!

Eğer "o kadar da iddialı değilim","böyle giyinemem ki ben" diyorsanız, Versace'nin size farklı önerileri de var. Hem şehir koşturmasına göre rahat, dikkati bir parçada çeken (genellikle çantalar) tasarımlar da bulabilirsiniz koleksiyonda. Ayrıca belirtmeliyim ki Versace'nin ayakkabı tasarımlarını da çok beğendim. Son kolajdaki ayakkabılara dikkat çekmek istiyorum. O kadar güzellerki...

If you're not that pretentious, Versace has different ideas for you. Versace's collection is comfortable for city, it makes a point at one item (especially on bags). Also I should specify that I like Versace's shoes in the collection. Attention to the shoes which are in last collage. They are so beautiful.. Have a nice week.


morlu günler

Bayan Mor

26 Haziran 2010 Cumartesi

Adore Her: Katy Perry

Çılgınlığına, enerjisine ve tabikide küt kısa kahküllü siyah saçlarına taptığım Katy Perry, bu ay "Adore Her" köşemin konuğu. (Adore Her köşesinden bahsetmem gerekirse her ay giyimine hayran kaldığım ünlüleri bu sayfaya taşıyacağım. Bilginize.)
I adore Katy Perry very much because of her craziness, energy and her short black hair. She is the guest of my "Adore Her" articles this month.( From now on I'll talk about a celebrity who is stylish every month in my "Adore Her" articles.)

Katy 1984 doğumlu bir şarkıcı, aynı zamanda sözlerine taptığım şarkı sözü yazarı. "I Kissed A Girl" çarpıcı single ı ile çıkış yaptıktan sonra, "One Of The Boys" albümüyle karşımıza çıktı. Bazı şarkıları, diğerlerinin tekrarı olsada, hepsini zevkle dinliyorum diyebilirim. Ona "yabancı Nil Karaibrahimgil" diyiyorum ben :) Geçen sene kendisi ülkemize gelmiş, "Trueblue"da konser vermişti. Aslında hepimiz onu tanıyoruz o yüzden bu tanıtım bölümünü kısa kessem iyi olur. Gelelim Katheryn Elizabeth Hudson'ın giyim tarzına;
Katy giyineceklerini ortama ve birazda moduna göre şekillendirenlerden... Ciddiye alınmak istediğinde, kendinden konuşturmak istediğinde, eğlendirmek istediğinde, eğlenmek istediğinde farklı farklı kombinlerle karşımıza çıkıyor.

Katy is a singer who borned in 1984, also she is a songwriter. I love her songs. After putting "I Kissed A Girl" single on the market, she launched her first album "One Of The Boys". Some of her songs are similar to other songs of her, but like I told you before I love to listen her songs. I call her " universal Nil Karaibrahimgil " ( Nil Karaibrahimgil is a crazy Turkish singer). Last year Katy Perry came to Turkey and gave a concert at Trueblue. Actually that's enough brief information. We know her very well. So lets talk about Katheryn Elizabeth Hudson's style. Katy chooses her costume according to event or sometimes her mood. If she wanted people her to take seriously, she wears a costume which is dignified and comely. Sometimes she want to have fun or make people have fun, she wears extraordinary and freak.

Sahne onun oyun parkı. Dekoru, kostümleri onun oyuncakları. Şarkıları renkli resim defterleri. Konserlerinde her küçük ayrıntısına kadar yaratıcılığını kullanıyor. Kırmızı zarlı elbiseyi bayıla bayıla giyebilirim. Siyah, boncuklu büstiyeri ve siyah şortu klasik ama yinede havalı bir seçim. Lacivert saçlarına bayıldım, ama son kombin gerçekten hiç iç açıcı değil. Beğenmedim :/.

Stage is her kindergarden. Settings and her costumes are her toys. Songs are her colorful artbooks. She uses her creativity in every single detail of her concerts. I love the red dress which has dices on it. Also like the black, sparkling bra and black short. It's classical but splendid choice. I love the blue hair of hers but her pink-blue combine isn't good enough for her. I didn't like it.

Klipleri de en az kendi kadar renkli. İşte en beğendiklerim. Evet Las Vegas'da kumarda kaybederken, seksi turuncu askılıyla dolaşmaktansa, şeker dünyasında görselde gördüğünüz elbiseyi giymek ister miyim bilmiyorum? İkiside çok çekici :)

Her music videos are colorful like her. These are the clothes which I like most. Losing in gamble at Las Vegas wearing orange sexy top or being in sugarland, wearing this dress is more fun? I didn't make my choice.

Perry ismini duyduğunuzda aklınıza gelmesi gereken şeylerden biri de Perry'nin vazgeçilmez ŞEMSİYESİ. Baksanıza her yerde yanında. Şarkıcının şemsiyelere karşı bir zaafı var galiba. Hem konserde, hem cd çekimlerinde elinden düşmüyor baksanıza

The most famous thing about Perry is HER UMBRELLA. She uses umbrella everywhere like a accessory. In concerts or cd shoots you can see her umbrella near her. She is obsessed with umbrellas.

Grammy Ödüllerinde yaptığı seçimlerle devam ediyorum. Dore çiçeklerle bezenmiş Zac Posen elbisesiyle 2010 Grammy Ödüllerinin en şık davetlilerinden biriydi. 2009 Grammy Ödüllerinde ise Basil Soda tapılası pembe tonu elbisesiyle yine "ben aslında olgunum.aynı zamanda zarif" sinyallerini vermişti. Anlaşıldığı gibi Perry, Grammy gibi saygın ödül gecelerinde biraz daha olgun kişiliğini ön planda tutuyor. Bence mantıklı :)

Let's continue with the choices she had done in Grammy Awards. She is the most stylish person in 2010 Grammy Awards with her Zac Posen dress which has gold flowers. At 2009 Grammy Awards, she wore Basil Soda dress which is adorable pink tone. She wants to show people that she is dignified, mature person in award ceremonies which is prestigious like Grammy.

Fakat Mtv Ödül törenlerindeki kıyafetleri ise onun çılgın yanından nasibini alıyor. Lacivert saçları, Rihanna'nın tarzı saydığım zımbalı elbisesini Rihanna'dan güzel taşıyışı, ortadaki kombiniyle zıtlığın sınırlarını zorlaması. Siz Mtv Ödüllerindeki halini mi yoksa Grammy'lerdeki halini mi tercih ederdiniz ?
But at Mtv Award Ceremonies, she shows her crazy side. I love her blue hair, her punched dress which is really Rihanna but she looks more gorgeous than her in kind of dress, also her suit-dress combine. Which style of her would you prefer? At Grammy Award or Mtv Award Ceremonies?
Her zaman olduğu gibi stil sahibi. Vanity Fair davetine giydiği kırmızı straplez elbisesi, Met Ball'a katıldığı Tommy Hilfiger saks mavisi elbisesi, Chanel davetine giydiği siyah elbisesini tacıyla renklendirmesi, Dolce&Gabbana partisine sezonun önde gelen trendlerinden marine elbisesiyle katılması. Katy Perry buram buram stil kokuyor, sizcede öyle değil mi?

She is always stylish as she is in fashion events. My favourite costumes that she wore in fashion events like Chanel, Vanity Fair, Dolce&Gabbana, Met Ball. She wore blue Tommy Hilfiger dress in Met Ball. Love the red straples dress that she wore to Vanity Fair. Also she looks perfect with her marine dress which is really in this season. Don't you like the black Chanel dress with hair accessory ?

Peki bu kadın hiç siyah giymez mi diyorsunuz biliyorum. Katy günlük yaşamında siyah ve beyazdan etkilenenlerden. Şovlara katılırken pek bu renkleri kullanması nadir olsa da, şarkıcının günlük hayatta gri&siyah&beyaz üçlemesinden etkilendiği gözüküyor. Cat Eye gözlüklerde baya yakışmış.

I hear you saying " Dont She ever dress BLACK?". Katy uses black&white&grey triple in casual clothes. Rarely she dresses these triple in shows.Cat Eye glasses looks good on her which doesn't look good on me :D

Sıcak Haber: Perry Russell Brand'le nişanlandı. Düğününde giyeceği gelinliği çok merak etmekteyim :)
Son olarak Katy'i Mtv Music Awards'da görüyorsunuz. Viktor & Rolf bu elbise anca birine bu kadar yakışabilirdi.

Latest News: She got engaged with Russell Brand. I am curious about her wedding gown :).

Finally, you see Katy in Viktor&Rolf dress. Doesn't she look adorable ? Have a nice week.

morlu günler

Bayan Mor

Fotoğraflar/ Photos Are From

http://www.stealherstyle.net/

24 Haziran 2010 Perşembe

Saturday with Philips and Lovely Bloggers...

Kimler yoktu ki geçen hafta Philips'in etkinliğinde... Hep beraber Ortaköy House Cafe'de yerlerimizi aldık. Boğaz manzarası, House Cafe'nin güzel limonataları eşliğinde saçlarımızı İbrahim Zengin'in ellerine bıraktık.

Last saturday I was at Philips Blogger Event. We had a great day at Ortaköy House Cafe. Bosphorus view, House Cafe's delicious lemonades were PERFECT.

Öncelikle İbrahim bey bizlere yılın saç trendlerinden bahsetti daha sonra Philips ile değişime hazırlandık. Sizinde defilelerden farketmiş olacağınız gibi doğal saçlar bu sene revaçta, ayrıca Sezonda 3 yükselen saç trendi varmış:

Famous Turkish hair designer İbrahim Zengin told us about this years hair trends and he made our hair perfect with philips product. As you can recognised from fashion shows, natural hair is really in this years. Also this years rising trends are ..

1) Ortadan Ayrılmış Dümdüz Saçlar (Straight Hair)
Donna Karan ve Viktor&Rolf defilesinden hatırlayabilirsiniz. Benim tercih ettiğim bir model değil, şahsen hiç yakıştırmam kendime ama denemekten çekinmeyin. Muhteşem sonuçlar da elde edebilirsiniz bence :)
You can remember this trend from Donna Karan's and Viktor&Rolf's runway. I don't prefer straight hair, because it doesn't look good on me. But you should try, you can get perfect results.

2) Uğraşılmamış Saçlar (Volumed Hair)

Hacimli saçlardan bahsediyoruz tabikide. Elektriklenmemiş, düzgün görünen fakat völümlü saçlar = Benim Saçlarım. Tabi elektriklenmiş halleri :) Olsun Philips'ten düzleştiricimi kaptım. Artık bütün yaz bu modelle dolaşacağım. Beni saçlarımdan tanıyabilirsiniz ;) :P
I'm talking about volumed hair. I'm planning to spend whole summer in this hair style :D.

3) Havalı Topuzlar (Faboulus Curlies)

Buklelerin ön planda olduğu bu yılda, havalı topuzlarda kullanılan bukleler gerçekten çok nostaljik geldi bana :) Çok sevdim. Balolarda, partilerde, davetlerde rahatlıkla kullanabileceğiniz bir model.
Curly hair is IN this year. I think curly hair style is nostalgia. Love it! You can use this style in proms, parties, special meetings.

Unutmadan keskin katlar OUT. Gizli katlar (birbirinden bağımsız) IN.
Herşeyi bir kenara bırakırsak, süslü püslü fotoğraflarımızı çektirmeden edemedik tabi :). Philips Kapakkızı oldum sormayın :D :P.

Ofcourse I am the covergirl of Philips magazine :P.

Çenelerimiz düştü, eğlendik. Çok güzel bir gün geçirdik. Bizlerle yakından ilgilenen Philips yetkilileri, Bersay iletişim danışmanlığına çok teşekkür ederiz. Yenisini isteriz :P :D.
As you can get from photos, we had faboulus time. I want to thank to; all Philips managers who organized this lovely evet, also Bersay Communications Consultancy. Have a nice week :)

morlu günler

Bayan Mor

20 Haziran 2010 Pazar

Another Sample Sale News..

Salı'ya randevu vermeyin sakın! Neden mi? L'appart bizi heyecanlandırmaya devam ediyor! Fashionable Funfatale kapsamında daha nice muhteşem tasarımlara kavuşacağımız bu muhteşem Salı'ların 2.ncisi Berra Terzioğlu'yla devam ediyor.Geçtiğimiz hafta Salı günü OYE SWIMWEAR ile başlayan Fashionable Funfatale, bu salı Bistro Funfatale'de sample sale'i gerçekleştirecek.
Berra Terzioglu'nun demi-chic diye adlandirilan gun boyu her saatte giyilebilecek her tarzda tasarladığı kiyafetlere bayılıyorum. Mini elbiselerinden bir tane de ben edinmek istiyorum, dolayısıyla orada görüşürüz ;).Sample Sale 11.00-21.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek olup, Berra Terzioğlu'nun da katılımıyla gerçekleşecek after party ise 18.00-21.00 arasında yapılacak.
Bilginize !!

This news is for the İstanbul citizens. Successful Turkish Designer Berra Terzioğlu's Sample Sale going to happen at Bistro Funfatale at Tuesday.

Bistro Funfatale:Les Ottomans Hotel 29, Muallim Naci Cad. No: 68 Kuruçeşme,
T: 0212 359 1517 Email : info@bistrofunfatale.com


morlu günler
Bayan Mor

19 Haziran 2010 Cumartesi

Louis Vuitton Resort 2011. Suprisingly Adorable!

Hiç bir zaman Vuitton kızı olmadım. " Marc Jacobs bile Louis için koleksiyon hazırladı ben hala Louis'e ısınamadım.Yok, ben Louis Vuitton aşığı olamayacağım." derken bir de baktım ki Louis Vuitton 2011 Resort koleksiyonunda harikalar yaratmış. Şaşırtıcı bir şekilde koleksiyona bayıldım diyebilirim.

I didnt be a Vuitton girl in my whole life. Even Marc Jacobs makes collections for Louis, but I didnt even look at the collection seriously. I was sure that I won't be a Vuitton lover. But suprisingly I find Louis Vuitton 2011 Resort Collection adorable very much. Love the collection!
Soft renklerle başlayalım. Bej, açık pembe ve turunculardan oluşan koleksiyonun bu bölümü kalbimde taht kurdu.

Firstly, I loved the soft colours in the collection. Cream, soft pink and orange is used succesfully by the designers of Louis Vuitton.

Sarıyı hiç bu kadar sevmemiştim. Louis Vuitton Resort yaz güneşinden etkilenmiş bir koleksiyon. Ceketlere bayılmış olsamda elbisede sarıyı da cok beğendim daha önce bu postumda belirttiğim gibi zaten beyaz puantiyeli sarı kumaşıma neler yapabilirim diye düşünürken koleksiyonun bu parçalarını görmek de ilham verici oldu.

I didnt like yellow this much in my whole life. Vuitton is inspired by sun in this collection. I was searching a good model for my fabric which is yellow and has white dots on it. So this collection inspired me too. If you have an idea about my fabric please click and share your ideas with me.

Ailecek yapılan pikniğe Vuitton imzalı bu elbiseyle, kırsallığı şehre taşımak içinse bu etek-gömlek kombinasyonunu kullanırdım. Hanımefendi, modern, şık, gözalıcı parçalar. Tanrım, Vuitton'u bu kadar sevebilir miydim ki?
I would wear the dress to a family picnik. Also I would use skirt-shirt combine at city to remind people that it's nice to wear green at city.

Koleksiyonda rahatlığıyla ön planda olan parçalar ise kısa tulumlar ve şortlar. Şort-çeket kombini vintage esintilere sahip olsada klaslığıyla göz kamaştırıyor. Bu sene transparanlık, şeffaflık da bir hayli ön planda. Vuitton bu trendi tulumlarda uygulamış.

The most comfortable pieces from the collection are jumpsuits and shorts. Short- jacket combines reveals to vintage. It's GORGEOUS. Also this year transparent clothes are really in. Vuitton used it in jumpsuits.

Mavi ve tonlarıda koleksiyonda eksik kalmamıs. Kabarık etekler tapılası. Bazen kullanımı zor olsada çarpıcı kabarık etekleri çok seviyorum.

I adore the fluffy skirts. Vuitton used it with blue and tones. Sometimes its hard to use fluffy skirt, but fashion is hard. Isn't it?

Kahve ve tonlarını çok seviyorum. En solda gördüğünüz kombinin içinde bütün hayatımı geçirebilirim. Chanel'in dediği gibi "Classy and Fabulous" olmak lazım. Bu koleksiyonda Chanel'in esintilerini farkettim yanlış mıyım? Acaba bu yüzden mi koleksiyonu çok beğendim?

I love brown and tones. I can live with the combine which is at left rest off my life. As Chanel said us girls should be classy and fabulous. I realized that Vuitton's new collection is little bit inspired by Chanel. Maybe that's why I like this collection very much.

Tabiki Seksi Siyah'ta geri döndü. Her ne kadar yaz mevsiminde olsakta, siyah giyinmek yasak değil öyle değil mi? Umarım siz de en az benim kadar Vuitton'un Resort koleksiyonundan etkilenmişsinizdir.

Finally, sexy black is back. Even we are in summer, it's legal to wear black :D I hope you'll inspire this Resort collection as much as I did. Have a nice weekend.

morlu günler

Bayan Mor

15 Haziran 2010 Salı

Need Your Help!

Gerçek şu ki elbiselerim yine bana yetmiyor. Ne yapayım tiril tiril gezmeyi seviyorum bu sıcaklarda :). Yazlıkta çatı katımızın vintage dünyası olduğunu anladığımda, araştırmalarımı daha da derinleştirip aşağıdaki beyaz puantiyeli sarı kumaşı buldum. Çok hoşuma gitti. Hemen kaptım, İstanbula getirdim. Sorun şu ki aşağıda gördüğünüz kumaşla nasıl bir şey diktirsem karar veremedim. Yardımınıza ihtiyacım var!

Yukarıdaki kağıtta belirttiğim gibi, işte kumaşı nasıl kullanabileceğime dair seçenekler...

1) Dice Kayek'in kırmızı, siyah kemerli elbisesinin modelini çok beğendim. Ancak belden itibaren 3 boyutlu bir görüntü istemiyorum. Elbise belden sonra dökümlü olarak devam etsin istiyorum. Fakat dümdüz, kalem etek havasında daracık da olabilir . Bir karar veremedim anlayacağınız.

2) İkinci seçeneğim ise Donna Karan'ın tasarımlarından. Diğerlerinin arasında en modern elbise modeli. Farklı renk kemerlerle kombinlenebilir.

3) John Galliano'yu her zaman sevmişimdir. Bu elbisenin modeli bana yakışıyor fakat bu modelde bir elbisem var o yüzden emin olamadım.

4) Son olarak acaba elbise diktirerek hata mı ediyorum diye sordum kendi kendime. Bir de beğendiğim etek modelini sundum size. Bu sefer Chloe'den.

Eee, ne diyorsunuz bakalım? Ne yapmalıyım? Buarada Bakırköy'de bildiğiniz terzi var mı? Benimkinin elbise diktiğinden emin değilim de :)


morlu günler
Bayan Mor

13 Haziran 2010 Pazar

Sex And The City 2 Review


Film, muhteşem 4 kızın 80'lerdeki halleriyle şimdiki hallerini gösteren görüntülerle başlıyor. Stil'nın değişimi gözler önüne serildikten sonra Carrie şimdiki zamana geri dönüyor. O artık EVLİ ve üstelik yakında 2.evlilik yıldönümünü kutlayacak. "I do! Do I?" kitabıyla filme giriş yapıyor. Tabiki bu filmde de Mr.Big yargılanıyor, artılarıyla eksileriye.

Charlotte sonunda doğurabildi. Gülümsemeye çalışsada aslında çocuklarından dolayı kafayı yemiş durumda. Çığlık çığlığa bağıran, ilgi isteyen, Valentino vintage eteği ellerindeki boyalarla kirleten 2 çocuktan daha gerçek ne olabilir ki? Abu Dhabi tatili onun için iyi geliyor tabi.

Samantha yine formunda diyemem çünkü kremlerle ve onlarca vitaminle idare etmeye çalışıyor işte. Menapoz'a girmeye yakın, kendisinin de söylediği gibi "kendi vücudunu kandırıyor". Hala gencim havasında dolaşıyor. Üzülerek belirtmem gerekiyor ki, artık yaşıyla yüzleşmeli.

Miranda kontrolcülüğünden hiç bir şey kaybetmemiş. Yalnız bu sefer Charlotte'a çocuk meselesinde yardım ediyor. İkili, hiç olmadığı kadar samimi itiraflar ediyorlar birbirine. Unutmadan Miranda işini değiştiriyor, artık onu daha çok önemsedikleri yerde. Bu filmde Miranda'nın eğlenceli kişiliğini de tanıyoruz.



Herşeyi bir kenara bırakırsak aslında bu 4'lünün hayatları hala ihtişam dolu. Filmi izlerken kendinizi defilede gibi hissediyorsunuz. Louboutin'ler, Dior'lar havada uçuşurken; kızlar herşeyi bırakıp Abu Dhabi'ye gidiyorlar kaybettikleri benliklerini bulmaya yada bazı gerçeklerden kaçmaya. Abu Dhabi yine onlara süper lüks kapılarını açıyor. Çölde şampanya yudumlayıp, Iphone'larıyla develere biniyorlar. Telefonda çekiyor çölde hani :)...

Abu Dhabi'de karaoke yapıp kurtlarını döküyorlar fakat beklenmeyen bir şarkıyla "I Am A Woman" , Carrie Charlotte'ın deyimiyle "Ateşle Oynuyor",Samantha çölde gözünü kestirdiği yakışıklığla yakalanıp tutuklanıyor, Stanford evleniyor. Filmde daha neler oluyor neler...

Açıkçası kızlar yine eskisi gibi. Sadece zaman ilerlemiş. "Film kötüymüş, gereksiz bir film" gibi eleştrilere kulak asmayın. Zaten hiçbir zaman toplumsal mesaj verme çabası olmadı ki Sex And The City'nin. Arada, kızlar kabullenemediklerini tatlı bir şekilde anlattılar sadece.


Bu filmde tekrar farkettim ki " Ben kızları seviyorum! Herşeyleriyle.."

Привет (Hello) From Venice Of The North !

( Yeniden Diriliş Kilisesi )

Kuzeyin Venediği adıyla anılan St.Petersburg her zaman ilham kaynağım olmuştur. Daha gezmeye şansım olmadı ama sizin için iki gezginle röportaj yapmaya karar verdim. Bahsettiğim gezginler çok yakından tanıdığım kızkardeşler. Biri Londra’dan diğeri İstanbul’dan söyleşime katılıyor. 4 yıldır Dünya’nın farklı yerlerinde buluşuyorlar, hem özlem gideriyorlar, hem de hedefleri olan Dünya’yı gezmede bir adım öteye gidiyorlar. Kim bu gezginler diye sorarsanız, biri 48 yaşında emekli bankacı, isminin anlamı Kibele tanrıçası diğeriyse blogumda satışlarını da gerçekleştirdiğim 43 yaşında kafe sahibi Elif Çokünal. Sizi daha fazla heyecanlandırmayayım. Sorularıma başlayayım.

Bm:Bayan Mor G:Gezginlerimiz

Bm: Merhaba Kızlar! Öncelikle röportaj teklifimi kabul ettiğiniz için teşekkürler.
G: Biz teşekkür ederiz.

Bm: İlk olarak, St.Petersburg’u neden 5.durağınız yaptınız?
G: Özel bir seçim değildi, birazda kuzeye gidelim dedik. Beyaz Geceler de Haziran’da programı ayarlamamızda bir sebepti.

Bm: St.Petersburg’un en çok neyi sizi büyüledi?
G: Büyük şehirleri her zaman sevmişizdir. Çarpetro Venedik benzeri bir şehir inşa etmek istemiş, bunu başarmışta… Fakat St.Petersburg Venedik’in 5 katı sayılabilir.


Bm: Görmeden ayrılmayın diyeceğiniz yerler var mı?
G: “Yeniden Diriliş” kilisesinin hem içi hem dışı çok etkileyiciydi. Tipik Rus Mimarisi. Gezdiğimiz saraylar muhteşemdi. Yapılar iklimin soğukluğuna karşın, yapılar sıcak ve neşeli. Tabiki Hermitage da St.Petersburg’un olmazsa olmazı.

Bm: Beyaz Gecelerde oradaydınız. Nasıl bir duyguydu?
G: Saat 12’de hala aydınlık caddelerde yürümek, çok keyifliydi. Ancak vücut geceyi algılamadığından uyumak bir hayli zordu.

Bm: Rusların damak tadını beğendiniz mi? Neleri yerken keyif aldınız?
G: Gurme değiliz. Zaten St.Petersburg’a yemeğe de gitmedik. Ama ilk gece “Russian Vodka” müzesinin lokantasında yediğimiz yemek keyifliydi. Hem sunum hem yemekler çok güzeldi. Havyar, Beaf Streganof ve geyik dili Rus mutfağının tatlarından. Yemek tercihimiz bunlardan yana oldu.

Bm: St.Petersburg’da sanata dair ne dikkatinizi çekti?
G: Hermitage dünyanın en büyük resim koleksiyonuna sahip. Aynı zamanda eserlerin sergilendiği kışlık sarayın, yaşanan bölümlerini de gezme fırsatımız oldu. Sanatla ilgileniyorsanız mutlaka gitmelisiniz!

Bm: Rusların bale konusunda başarılı olduğunu biliyordum. İzleme şansınız oldu mu?
G: Mariinsky Tiyatrosunda “Evening Ballet” isimli bir gösteri izledik. Balerinlerin teknikleri gerçekten etkileyiciydi. Balet ve Balerinler adeta sahnede uçuyorlardı, ayakları yere değmeden dansediyorlardı.


Bm: St.Petersburg kombinleri sizi cezbetti mi? Şehrin modası hakkında neler söyleyebilirsiniz?
G: St.Petersburg’un ana caddesinde şık bayanlar çoktu. Binlerce lüks mağazanın varlığının bulunması gibi. Stil 1970’lerden kalma. Orta yaşlı bayanlar etek-bluz tercih ediyorlar. Klasik Sovyet dönemi giyim tarzını yansıtıyor. Gençler ise seçimlerini kottan yana yapıyorlar.


Bm: Gitmeden önce mutlaka okuyun dediğiniz kitaplar var mı?
G: Puşkin- St.Petersburgla bütünleşmiş bir yazar. Seyahat öncesinde onu okumak keyif verebilir. Dostovyevski’nin Beyaz Gecelerini yıllar önce okumuştum ama bu da şehire gelmemde ilham kaynağı oldu.

Bm: Nerede kaldınız?
G: Northern Lights adlı otelde kaldık. Bir binanın 3.katıydı. Asansör olmadığından bavullar konusunda biraz zorlandık. Fakat merkeze çok yakın olduğu için bu oteli önerebiliriz.


Bm: Son olarak ekleyeceğiniz öneriler var mı?
G: * Kanal turu alacaksanız, İngilizce anlatım olup olmadığını kontrol edin. Şahsen biz Rusça dinledik :D *St.Petersburg’u gezerken oranın çok genç olduğunu unutmamak lazım. 1700’lerde kurulan şehir henüz 300 yıllık. *St.Petersburg pahalı bir şehir. Ucuz ve Ruslara özgü yemek isterseniz, Mcdonalds vari dekore edilmiş, Teremok Restaurantta yemelisiniz. Havyarlısından tatlısına her çeşit krep bulabilirsiniz. İçecekleri de hayli özgün*Biz şehire gitmeden Peter’s Walking Tour’u inceleyip bir gün onlarla gezmeye karar verdik. 4 saatlik turu rehberimiz bizim isteklerimize göre şekillendirdi. Şehrin yaşanılan kısmı Sarı Petersburg’u görme imkanımız oldu.*Şehir büyük olduğundan yürüyerek gezmek çok zor. Otobüs, metro kullanabilirsiniz. Pahalı değiller.

Gezgin Kızkardeşlerin Kadrajından St.Petersburg

St.Petersburg’un şehir amblemi.
Sarı Petersburg avludan gökyüzü.


Sokakta sanat.
Dostlarla Beraber...

Melekler Şeytanlar

Önerileriniz ve gezinizi bizimle paylaştığınız için teşekkürler kızlar :)

Morlu günler
Bayan Mor

7 Haziran 2010 Pazartesi

Wohoo! Aslı Filinta's Sample Sale.


Bilin bakalım bugün epostama ne düştüüü :)? Aslı Filinta'nın Sample Sale haberi! Aslı Filinta'nın Sonbahar Kış 2010- 2011 koleksiyonu " Devil's Accordion" L'appart Pr Showroomda bizimle buluşacak :D!

11-12 Haziran tarihlerinde gerçekleşecek bu sample saleden yararlanmak için 10.00-18.00 saatleri arasında L'appart Pr'a uğramanız yeterli. Müjdemi isterim: Kredi kartı da kabul ediyorlarmış. Zamanım olursa bende uğramaya çalışacağım ama siz siz olun bu
fırsatı kaçırmayın.


morlu günler
Bayan Mor